Dergiler / EUropean Journal of Managerial Research (EUJMR) / 2018 / Cilt: 2 - Sayı: 2
TÜRK SANAT ORTAMINDA 80’LER VE DEĞİŞİM SÜRECİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
- Sayfa
- 39–55
- DOI
- —
Özet
Anadolu topraklarında değişim gerçeğinin ifade ettiği olgu, ivmesini büyük oranda yaşamsal sistemlerin hızından almıştır, almaktadır. Bu hızın en fazla hissedildiği 1950’lerden sonra içine girdiği süreç Türkiye’ nin toplumsal, sanatsal, kültürel, ekonomik ve siyasal bakımdan yüzlerce yılda oluşan, geleneksel tarım toplumundan, modern topluma doğru bir değişime evrilmekte olduğunu göstermektedir. Değişimin belli aşamalarında sorunlar yaşanmış olsa da, Türkiye’nin toplumsal yapısında yeni bir oluşum söz konusudur. Toplumdan ayrı düşünülemeyen sanatçı da değişime koşut, içinde bulunduğu grubun kimliğini, yaşama tarzını ve davranış kodlarını belli oranda edinmiş, kültürel değişimin parçacıklarından biri olmuş, yapıtlarını çağın gereklerine göre yorumlamıştır. Türk sanatının 1980’lere geliş sürecindeki aşamalar ne kadar önemli ise bu tarihten sonra oluşan yeni eğilimler de Türkiye’deki sanatı anlamak adına o kadar önemli ve değerli olduğu belirtilmeden geçilmemelidir. Sanatın 1950’lerden başlayarak geçirdiği değişim, sınırları aşan bir sentezin sonucu gelişse de kendi değerlerini temsil ederek yolunu bulmaya çalışmıştır. Özellikle 1980’li yıllarda yaşanan siyasi hareketliliğin toplumsal etkileri gözlenirken, sanatsal yaratılarda da farklı bir oluşumu tetiklemiş olduğu gerçeğiyle yüzleşilmektedir. Bireyselliğe dönüşle ilişkilendirilebilen ancak bir yanıyla topluluk bağlamında değerlendirilen birliktelikler, Türk sanatında kavramsal açılımları temsil etmesi bakımından ileri bir aşamanın alternatif bulgularıdır. Çalışmada, söz konusu dönemlerde belirginleşen sanat hareketlerinin, dünyanın dolayısıyla Türkiye’nin sosyolojik meselelerini yorumsal bir dil ile sanata nasıl bağladıkları üzerine bir değerlendirme yapılacaktır. Bulgular çerçevesinde saptanan yaratıların sanat-metin sınırlarında dolaşan kavramsal söylemler ile olan pratiklerine odaklanılarak, nihai ereğe ulaşılacaktır.
Abstract
The phenomenon implied by the reality of change in Anatolia has mostly been and is being accelerated by the high speed of vital systems. The period which Turkey stepped into after 1950’s, which was the decade when this speed was felt the most intensely, indicates a shift from a traditional agricultural society to a modern society, which formed in hundreds of years socially, artistically, culturally, economically, and politically. Although it experienced problems in certain stages of the change, there was a new formation in the social structure of Turkey. Artists, who cannot be considered separate from the society, adopted the identity, the lifestyle, and the behavior codes of the group of which they were a part, became one of the components of the cultural change, and interpreted their creations according to necessities of the era. It must be mentioned that, to understand the Turkish art, new tendencies which emerged after 1980’s are just as important and valuable as stages witnessed by the Turkish art until 1980’s. Although the process of change experienced by the Turkish art beginning from 1950’s is the result of a synthesis that exceeds boundaries, the Turkish art tried to find its own path by representing its own values. While it is possible to observe social impacts of the political mobility experienced in 1980’s in particular, this political mobility triggered a different formation in artistic creations as well. Associations which may be attributed to a return to individualism, yet assessed within a context of community as well, are alternative findings of an advanced stage in that they represent conceptual initiatives in the Turkish art. This study performs an assessment regarding how art movements which emerged in the mentioned periods associated sociological matters of the world, and sociological matters of Turkey by extension, with art using an interpretive discourse. The study aims to reach its final goal by focusing on practices of creations with conceptual discourses, which wander around at the margins of art-text.