Dergiler / Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ÇÜİFD) / 2019 / Cilt: 19 - Sayı: 2
İSMAİL HAKKI BURSEVÎ’NİN ‘MÜ’MİN MÜ’MİNİN AYNASIDIR’ HADİS-İ ŞERİFİ ÜZERİNE YAZDIĞI ŞERHİN TAHLİL VE TAHKİKİ: ZÂHİR VE BÂTIN ANLAMIN BİRLEŞTİĞİ VE AYRILDIĞI NOKTALARA DAİR BİR İNCELEME
- Sayfa
- 539–561
- DOI
- —
Özet
İsmail Hakkı Bursevî (ö. 1137/1725) Osmanlı âlim ve sûfîleri arasında eserlerinin çokluğuyla bilinen Ekberî geleneğe mensup bir âlim-sûfîdir. “Rûhu’l-Beyân” isimli bâtınî-işârî tefsirinin yanı sıra Nevevî’nin (ö. 676/1277) kırk hadisi üzerine yaptığı tercüme-şerh çalışması, kendisinin derlediği kırk hadis üzerine yaptığı Arapça şerh ve de müstakil hadislerin üzerine yazdığı risaleler, onun işârî tefsir ameliyesinin Kur’ân-ı Kerimle sınırlı kalmadığını ortaya koymaktadır. Osmanlının son döneminde yaşamış önemli biyograflardan Bursalı Mehmed Tahir’in (ö. 1925) Osmanlı Müellifleri’ndeki Bursevî ve “Rûhu’l-Beyân” tavsifleri Bursevî’nin Osmanlı âlim-sûfîleri içerisindeki ayrıcalıklı yerini ortaya koymaktadır. Mehmed Tahir’in Bursevî tavsifinden hareketle Bursevî’nin ‘Mü’min Mü’minin Aynasıdır’ hadis-i şerifi üzerine yazdığı müstakil risaleyi konu edinen bu makalede onun işârî tefsire olan bakış açısı, zâhirî ve bâtınî yorum konusunda tutturduğu denge hassasiyeti Ekberî geleneğe mensup Afîfüddin Tilimsânî’nin (ö. 690/1291) sûfîlerin işârî tefsir ameliyesinde ittifakla başvurduğu ‘Kur’ân-ı Kerîm’in zâhiri, bâtını, haddi ve matla‘ı vardır’ hadis-i şerifi üzerine getirdiği yorum üzerinden incelemeye tabi tutulmuştur. Tilimsânî’nin ana hatlarıyla İslâmî ilimler tasnifini de içeren söz konusu yorumunu şöyle özetlemek mümkündür: Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şerifler üzerine getirilen yorumlarda zâhir/ilim ve bâtın/irfan anlamın varlığını, ayrıştığı/had ve birleştiği/matla‘ noktaları tek bir anlam bütününün parçaları olarak tespit etmek. Bu tespitin bir diğer boyutu Tilimsânî’nin metinleri ilim-irfan-tahkik üçlemesi içerisinde tasnif edişine dayanmaktadır. Söz konusu üçlü ayrıma göre had ve matla‘ı bilmek tahkike karşılık gelmektedir. Afifüddin Tilimsânî’nin söz konusu hadis-i şerif üzerine getirdiği teknik ve cami yorumu diğer sûfîlerde bulmak güçtür. Bu makalenin amacı Tilimsânî’nin getirdiği nazarî yorumun amelî yansımasını Bursevî’nin ‘Mü’min Mü’minin Aynasıdır’ hadis-i şerifi üzerine getirdiği yorumlar üzerinden tespit etmek ve bu vesileyle farklı zamanda yaşamış Ekberî sûfîlerin kullandıkları asıllar (usûl) ve bu asıllardan bilgi çıkarma yöntemleri (menhecü’l-istinbât) arasındaki bütünlüğe ve sürekliliğe işaret etmektir. Bu amaca binaen Tilimsânî’nin söz konusu tasnifinden hareketle Bursevî’nin makaleye konu edinilen hadis üzerine getirdiği yorumlar arasında beşer cinsine ait müminle ilgili olanları zâhirî, cin ve melek cinsine ait müminle ilgili olanları bâtınî ve Hak Mü’minle ilgili olanları ise zâhirî ve bâtınînin ayrıldığı/had ve birleştiği/matla‘ yerleri ortaya koyan yorumlar olarak tespit edilmiş ve detaylandırılmıştır. Makalenin amacı öncelikli olarak Bursevî’nin ‘Şerhu Kavlihî ‘Aleyhi’s-Selâm: el-Mü’minü Mirâtü’l-Mü’min’ isimli eserinin incelemesi olduğu için söz konusu eserin tahkikine ekte yer verilmiştir.
Abstract
Ismail Hakkı Bursevī (d. 1137/1725) is a scholar-Sufi of the Akbarī tradition who is widely known among Ottoman scholars and Sufis for his prolific works. Among his works, the allegorical exegesis Rūḥ al-Bayān is of singular importance. This paper, which deals with Ismail Hakkı Bursevī’s treatise on the ḥadīth ‘The believer is a mirror of his fellow believer’, will examine Ismail Hakkı Bursevī’s perspective on allegorical exegesis, the delicate balance that he observes in his literal and esoteric interpretations, alongside the Akbarian ‘Afīf al-Dīn Tilimsānī’s (d. 690/1291) interpretation of the ḥadīth that the Quran possesses an outer, inner, limited, and highest meaning. This interpretation of Tilimsānī’s, which integrates his general classification of the Islamic sciences, can be summarized as follows: evaluating the interpretations advanced on the Quran and ḥadīths which have a meaning of outer/knowledge/ilm and inner/gnosis/ma‘rifah, and the points at which they are separated/ḥadd and and united/maṭla‘ are, as parts of a whole, all within a single meaning. Another aspect of this evaluation is based on the classification of the tripartite ‘ilm-‘irfān-taḥqīq in the works of ‘Afīf al-Dīn Tilimsānī. It is difficult to find when it comes to other Sufis the likes of ‘Afīf al-Dīn Tilimsānī’s technical and extensive interpretation on the said ḥadīth. The purpose of this paper is to determine the practical reflection of Tilimsānī’s theoretical interpretation through Ismail Hakkı Bursevī’s interpretation of the ḥadīth ‘The believer is a mirror of his fellow believer’, and, therefore, to also point out the coherence and continuity of the Akbarian Sufis’ methods and the knowledge that they derived from them. Additionally, by using Tilimsānī’s above-mentioned classification as a starting point, we have identified and elaborated on Bursevī’s interpretations on the said ḥadīth as interpretations of outer (ẓāhirī) for those about the believers belonging to the human genus (al-mu’min al-basharī), inner (bāṭinī) for those concerning the believers of the jinn or angelic genus (al-mu’min al-jinnī va’l-malakī), and as for those that are related to God the Faithful (Al-Mu’min) is where the outer and inner were separated/ḥadd united/maṭla‘. Included in the appendix is a critical edition of Sharḥ Qawlihi ‘Alayhi al-Salām: Al-Mu’min Mir’āt al-Mu’min.