Dergiler / Cedrus / 2019 / Cilt: 7

Kilise İçinde Kilise: Lykia’daki Geç Antik Çağ Bazilikal Planlı Kiliselerin Orta Çağ’da İkinci Kullanımları

Dergi
Cedrus
Sayfa
663–679
DOI
—

Özet

Geç Antik Çağ’da Hristiyan ayinlerinin gerçekleş­tiril­diği başlıca yapı tipi olan bazilikal planlı kiliseler, ken­di içlerinde farklı çeşitlemeleri ve boyutlarıyla; yeni me­kân eklemeleri, küçük de­ğişiklikler ve tamiratlar gibi birtakım müdaha­lelerle, VII. yüzyıla kadar kullanılmaya devam etmiştir. Doğu Roma İmparatorluğu’nun “Karan­lık Çağ”ının sona ermesiyle, bu bazilikaların da çoğu yı­kıntı haline gel­miş ve terk edilmiştir. Bunu izleyen dö­nemlerde, bazı eski yıkıntı bazilikaların içlerine küçük bo­yutlu ve genelde tek nefli yeni şapeller inşa edilmiştir. Bu yeni şapeller, küçük ölçekleri ve basit litürjik kurgula­rıyla, düzenli gerçekleşti­rilen büyük ayinlere hizmet ede­cek kapasiteye uygun tasarlan­mamış görünmekte; dola­yısıyla Geç Antik Çağ ba­zilikalarının Orta Çağ’daki bu tür­lü dönüşümlerinin başka gerekçeler temelinde değer­len­dirilmesi gerek­mek­tedir. Bu makalede “kilise içinde kilise” uygu­laması, eski kilise alanının anlamı ve devamlı­lığı bağlamında tartışıl­maktadır. Bu giriş niteliğindeki çalışmamız, bir yandan “kilise içinde kilise” uygula­ması­nın altında yatan temel sebebin eski kutsal alanı canlı tut­makla ilgili olduğunu gös­ter­mişken; Ly­kia’da tanım­laya­bildi­ğimiz birtakım ör­nek­lerin hac, anı ve mezarlık kili­seleri işlevinde kulla­nıl­malarının yanı sıra; bazı du­rum­larda küçük çaplı ve sadece belli başlı ayinlere hizmet eden şapeller olarak hiz­met gördüklerine işaret etmiştir.

Anahtar kelimeler: Bazilika, Geç Antik Çağ, İkinci Kullanım, Spolia, Orta Doğu Roma, Lykia