Dergiler / Bölgesel Araştırmalar Dergisi / 2017 / Cilt: 1 - Sayı: 3
TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER ENTEGRASYONU: TARİHSEL GEÇMİŞİ VE KURUMSALLAŞMASI
- Sayfa
- 164–204
- DOI
- —
Özet
1944-1991 yılları arasında Türk dili konuşan ülkelerin karşıt bloklarda bulunmaları sebebiyle, küresel güçlerden (NATO ve SSCB) bağımsız olarak doğrudan kendi aralarında siyasi, ekonomik, kültürel ilişkileri geliştirme imkânları yoktu. Sonraki süreçte Türkiye, Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını ilk olarak tanıyarak, 1990'lı yılların başında yapmış olduğu anlaşmalarla bölge ülkelerinin SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) döneminden kalan sistemden sıyrılmalarını, egemenliklerini güçlendirerek tarihsel kimlik ve benliklerine kavuşmalarını sağlamaya gayret etmiştir. Makalede 1991-2016 yıllarında Türk cumhuriyetleri arasındaki entegrasyonun kurumsallaşma süreci, Türkçe Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları ve Türk Keneşi Zirveleri kapsamında incelenmiştir.
Abstract
The first turning point of the integration between the Turkic countries was the disintegration of the Soviet Union. Until the demolition of the bipolar world order, the Turkic countries were unable to develop political, economic and cultural relations directly between themselves independently of the global powers (USSR and NATO). Turkey was the first state to recognize the independence of the post-Soviet Turkic countries and pursued foreign policy which aimed the strengthening their sovereignties. Likewise, new Turkic countries have put into practice a foreign policy strategy based on strengthening relations with Turkey. This article tackles the issue of institutionalization of the integration processes among Turkic countries during the period from 1991 to 2016 in the framework of the Turkic Council Summits held at the presidential level.