Dergiler / Asya Studies / 2021 / Cilt: 5 - Sayı: 17

COVİD-19 PANDEMİSİ SONRASI KONUT İÇ MEKAN VE PEYZAJ TASARIMINDA ULRİCH’İN DESTEKLEYİCİ TASARIM TEORİSİ YAKLAŞIMI

ULRICH’S SUPPORTIVE DESIGN THEORY APPROACH IN RESIDENTIAL INTERIOR SPACE AND LANDSCAPE DESIGN AFTER THE COVID-19 PANDEMIC

Sayfa
191–200
DOI
—

Özet

Tasarım ihtiyaçlarla estetiğin doğru şekilde birleştirilmesi üzerine geliştirilmiş bir hipotezdir. Tasarım mekanda yaşanabilecek sorunları henüz ortaya çıkmadan ortaya koyup çözmeyi amaçlar. Bu noktada hem ihtiyaçların hem de mekanda zamanla gerekecek değişiklikler için alınacak tasarım kararlarının doğru tespiti önemlidir. Mekan kullanım değişikliğini ve yeni tasarım kararlarını gerektirecek sebepler çok çeşitlidir. Mekan kullanımı ihtiyacındaki, kullanıcı sayısındaki, kullanım süresindeki değişiklikler gibi değişikliklerin yanında mekanın içinde bulunduğu çevresel değişiklikler de mekan tasarımını etkilemektedir. 2019 yılının sonunda ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVİD-19 pandemisi küresel bir afet olarak mekanların kullanımı üzerinde etkili olan ciddi bir değişiklik sebebidir. Çünkü yaşanan pandemi sonrası insanların günlük ihtiyaçları ve yaşam şekilleri değişmiş ve elbette ki bu değişiklikler yaşam mekanları olan konutlarına da yansımıştır. İnsanların mümkün olduğunca günlerini konutlarında geçirmek zorunda kalmaları konutların yaşama, çalışma, eğitim alma, eğlenme, dinlenme gibi faaliyetlerin hepsini gerçekleştirebilecekleri mekanlar olarak yeniden tasarlanmasını gerektirmiştir. Bu çalışmanın amacı sırasıyla COVİD-19 salgını sonrası konut iç mekan ve konuta ait peyzaj alanında değişen mekansal ihtiyaçları ortaya koymak ve geliştirilecek tasarım yaklaşımlarıyla bu ihtiyaçların karşılanabileceğini ve kullanıcının fiziksel, psikolojik ve sosyal bağlamda iyi olma halinin pekiştirilebileceğini belirtmektir. Bu amaçla çalışmada Ulrich’in Destekleyici Tasarım Teorisi’nin bileşenleri irdelenmiş ve COVİD-19 pandemisi sonrası değişen mekan ihtiyaçlarına göre teorinin bu alanlara uyarlanması sağlanmıştır. Bu çalışma ile iyi olma kavramının irdelenmesi, bu amaca yönelik insan gereksinimlerini dikkate alarak somut öneriler sunulması ve gelecekteki benzer çalışmalara önderlik edilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu çalışma, iç mekan ve peyzaj tasarımının ayrılmaz bir parçası olarak değişimin ve değişime ayak uydurmanın gerekliliğine ışık tutmayı hedeflemektedir.

Abstract

It is a hypothesis developed on the correct combination of design needs and aesthetics. The design aims to reveal and solve the problems that can be experienced in the space before they occur. At this point, it is important to determine both the needs and the design decisions to be taken for the changes that will be required in the space over time. The reasons that will require space use change and new design decisions are very diverse. In addition to changes such as changes in the need for use of space, the number of users, and the duration of use, environmental changes in the space also affect the design of the space. The COVID-19 pandemic, which emerged at the end of 2019 and affected the whole world, is a serious cause of change that has an impact on the use of spaces as a global disaster. Because after the pandemic, people's daily needs and lifestyles have changed, and of course, these changes have also been reflected in their residences, which are their living spaces. The fact that people have to spend their days in their houses as much as possible necessitated the redesign of the houses as places where they can perform all activities such as living, working, getting education, having fun and resting.

Anahtar kelimeler: COVİD-19 Pandemisi, İç Mekan Tasarımı, Peyzaj Tasarımı, COVİD-19 Pandemisi ve Tasarım