Dergiler / Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2018 / Sayı: 4

BİR DÜŞÜNCE BİÇİMİ OLARAK YAPISALCILIK VE DİL FELSEFESİ

STRUCTURALISM AS A MODE OF THOUGHT AND ITS LANGUAGE PHILOSOPHY

Sayfa
125–140
DOI
—

Özet

Yapısalcılığın kökenleri kimi akademisyenlere göre Platon ve Aristoteles’e kadar götürülebilir.Tom Bottomore ve Robert Nisbet’in de aralarında bulunduğu bu isimleregöre insan eylemleri, düşünceleri ve sosyal deneyimlerine dair duyu verilerine temeloluşturacak yapılar bulmaya yönelik her düşünsel yaklaşım yapısalcı öğeler barındırır.Bu anlamıyla yapısalcılık, Batı Felsefesi’ nde başından beri varsa da bu kurucu yapılarıdüşüncenin merkezine alan ve bu yaklaşımı sosyal bilimlerin çeşitli alanlarında kullanmayayönelik girişimler 19.yy’da başlamıştır. 20. yüzyılda ise yapısalcılığın önemiartmakla birlikte uygulama alanı da çeşitlilik göstermeye başlamıştır. Kuşkusuz butarihsel bütünlüğü içinde yapısalcılığı ele almak bir makaleyle mümkün değildir. Buçalışmada, yapısalcılığın özgün varsayımları, tarihi ve bu tarihi belirlemeye yönelik tartışmalarkısaca değerlendirilecek ve yapısalcı ve post-yapısalcı dil felsefesi ana hatlarıylaele alınmaktadır. Ayrıca, yapısalcılığın belirli bir metodolojiden ziyade bir düşüncebiçimi olduğu ve bu düşünce biçiminin içinde bulunduğumuz postmodern dönemdeönemli imkanlar barındırdığını ortaya koymak da makalenin temel amaçlarındandır.

Abstract

Scholars like Tom Battomore and Robert Nisbet argue that the origins of structuralismcan be traced back to the Plato and Aristotle. According to them, any intellectualapproach that tries to find some grounding structures for human actions, thoughtsand social experiences, contains structural elements. In this sense, structuralism hasbeen in the western philosophy since its beginnings. But, initiatives that put thesefounding structures at the centre of human thought and use this approach in variousareas of social sciences began mostly in the 19th century; and continued to increasein the 20th century. As a matter of fact, it is impossible in an article to addressstructuralism in this historical unity. Rather, we will try to briefly summarise its mainarguments, history and discussions around it and then handle structuralist languagephilosophy with its basic characteristics. It has been tried to reveal that structuralismis a mode of thought rather than a specific methodology. In addition to this, it isaimed to show that structuralism as a mode of thought and an approach to languageis still an important and unique school of thought with new possibilities, especiallyin the postmodern era that we live in.

Anahtar kelimeler: Yapısalcılık, Dil felsefesi, Saussure, Derrida, Postyapısalcılık