Dergiler / Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi / 2022 / Sayı: 103

BEKTÂŞÎ ÂŞIKLARINDAN SIDKÎ’NİN ‘DÜŞ OLDUM’ DEVRİYESİNİN TASAVVUFÎ YORUMU VE MÜZİK ALANINDAKİ İZLERİ

THE SUFISTIC INTERPRETATION OF THE DEVRİYE CALLED ‘DÜŞ OLDUM’ OF BEKTASHI MINSTREL SIDKI AND ITS TRACES IN THE FIELD OF MUSIC

Sayfa
13–32
DOI
—

Özet

İslam’ın özü olan tasavvuf, insanın Allah’ı tanımasına yönelik düşünce ve uygulamalar içeren bir disiplindir. Bu disiplin içinde insanların mizaç ve meşreplerine göre farklı yollar bulunmakta olup bunlardan biri de Bektaşîlik’tir. Bu yolda öğretilerin aktarımında edebiyat ve sanat çok yoğun kullanılan araçlar olmuş, bunların içinde de şiir ve mûsikî öne çıkmıştır. 20. yüzyılın başlarında bu alanda önemli eserler vermiş kişilerden biri de Âşık Sıdkî’dir. Onun bazı şiirleri üzerine yapılan besteler kendisinin günümüzde tanınmasında etkili olmuştur. Bunlardan biri 1960’ların sonunda Ali Ekber Çiçek tarafından bestelenen ve Haydar Haydar olarak da bilinen türküdür. Bu eserin sözleri Âşık Sıdkî’nin devriye türünde yazdığı “düş oldum” redifli şiirinden alınmıştır. Bu çalışmada “Çatılmadan yerin göğün binası” dizesiyle başlayan bu devriyenin tasavvufî yorumu ve mânâları üzerinde durulmaktadır. Bektaşî tasavvuf anlayışı ve pratikleri Türk toplumunda yaygın bir İslam yorumu olan Alevîlik ile de düşünce, şiir ve müzik alanlarında önemli ortak noktalara sahiptir. Şiir ve mûsıkî özlü ve estetik ifade biçimleriyle düşüncenin paylaşılması ve kültürün yayılması için büyük bir imkan sağlamaktadır. Haydar Haydar eseri güftesinden bağımsız olarak küresel ölçekte bir üne kavuşmuştur ancak kullandığı kelimeleri hassasiyetle seçen Âşık Sıdkî’nin devriye türündeki şiirinde yer alan varlığın birliği ve tekâmülü hususundaki mesajlar okunmayı ve anlaşılmayı beklemektedir. Bir türkünün sözlerini inceleyerek, Türk milletinin inanç dünyasında önemli yeri olan bazı kavramlar üzerindeki tefekkürü geliştirmeyi hedefleyen bu çalışma özellikle Alevîlik-Bektaşîlik külliyatındaki benzer eserlerin yorumu için de örnek teşkil edebilecektir.

Abstract

Sūfism, which is the essence of Islam, is a discipline that includes thoughts and practices for people to recognize God. In this discipline, there are different ways according to the temperaments and dispositions of people, one of which is Bektashism. In this ṣūfī-order, literature and art were used extensively in the transfer of teachings, and poetry and music came to the fore among them. One of the people who produced important works in this field at the beginning of the 20th century is Āşık Sıdkī. Compositions on some of his poems have been influential in his recognition today. One of them is the song known as Haydar Haydar and composed by Ali Ekber Çiçek in the late 1960s. The lyrics of this work are taken from the devriye (a type of poem in ṣūfī literature) called Düş oldum (I reached) by Āşık Sıdkī. This study focuses on the ṣūfistic interpretation and meanings of this devriye, which begins with the line “Before the building of the earth and heaven framed”. Bektashi understanding and practices have important common points with Alevism, which is a common interpretation of Islam in Turkish society, in the fields of thought, poetry and music. Poetry and music, with their concise and aesthetic expressions, provide a great opportunity to share ideas and to spread culture. Haydar Haydar’s composition has gained a global reputation regardless of its lyrics, but the messages about the evolution and unity of existence in the poem of Āşık Sıdkī, who chooses the words he used with precision, are waiting to be read and understood. Via examining a lyrics of a song, this study aims to develop a reflection on some concepts that have an important place in the world of faith of the Turkish nation. It may also be an example especially for the interpretation of similar works in the Alevi-Bektashi corpus.

Anahtar kelimeler: Tasavvuf, Bektaşîlik, Müzik, Âşık Sıdkî, Devriye, Düş Oldum, Ali Ekber Çiçek, Haydar