Dergiler / ArtGRID - Journal of Architecture Engineering and Fine Arts / 2019 / Cilt: 1 - Sayı: 1
AKİRA KUROSAWA’NIN MACBETH UYARLAMASI: ÖRÜMCEĞİN ŞATOSU’NDAKİ MACBETH
- Sayfa
- 1–24
- DOI
- —
Özet
Sinema, hikâye anlatmanın en güçlü yöntemlerinden biridir. Edebiyat, sinemanın bir sanat formu olarak rüştünü ispatlamaya çalıştığı ilk zamanlardan bu yana en önemli hikâye kaynaklarından biri olmuştur. Edebiyattan sinemaya yapılan uyarlamalar her iki sanat formunun anlatım imkânlarının karşılaştırılmasını zorunlu kılar. Edebiyatçılar, her şeyden önce karakterlerin iç dünyalarını sergileme konusunda sinemacılara göre avantajlı bir konumdadır. Sinemacılar ise göstererek anlatmanın gücüne sahiptir. Edebi eserleri sinemaya uyarlamanın güçlükleri hakkındaki çalışmalar geniş bir literatür oluşturur. Bu çalışmada, François Truffaut’nun (1987) Alfred Hitchcock ile gerçekleştirdiği ünlü söyleşide Hitchcock’un uyarlamalar konusunda dile getirdiği bir argümandan yola çıkılmıştır. Hitchcock’a göre, birinci sınıf edebi eserlerden birinci sınıf filmler üretmek imkânsız denecek kadar zordur; çünkü bu eserler öncelikle yazarlarının başarısıdır. Bu çalışmanın amacı, Hitchcock’un söz konusu tartışmalı argümanına karşı çıkarak birinci sınıf edebi eserlerden de birinci sınıf sinema uyarlamaları yapılabileceğini göstermektir. Bu çerçevede, Akira Kurosawa’nın (1910-1998) Örümceğin Şatosu (Kumonosu-jô) adıyla gerçekleştirdiği Macbeth uyarlaması amaçlı örneklem olarak seçilmiştir. Macbeth, William Shakespeare’in (1564-1616) en güçlü eserlerinden biridir. Japon sinemasının büyük ustası Akira Kurosawa’nın Macbeth oyunundan yaptığı uyarlama doküman incelemesi yöntemiyle tematik olarak analiz edilmiştir. Görüntülerle hikâye anlatmayı bilen bir sinemacının dehası, güçlü bir edebi eserin, orijinali ile boy ölçüşebilecek bir yetkinlikle sinemaya uyarlanabileceğini ortaya koymaktadır.
Abstract
Cinema is one of the most powerful methods of storytelling. Literature has been one of the most important story sources since the early days when cinema tried to prove its existence as an art form. Adaptations from literature to cinema make it necessary to compare the expression possibilities of both art forms. First and foremost, writers have an advantage over filmmakers in displaying inner worlds of characters. As for filmmakers have the power to tell by showing. Studies on the difficulties associated with adapting literary works to cinema constitute a large literature. This study is based on an argument Hitchcock made about adaptations in a famous interview with Alfred Hitchcock by François Truffaut (1987). According to Hitchcock, producing first class films from first class literary works is almost impossible; because these works are primarily the success of their authors. The aim of this study is to show that first class literary works can be adapted from first class literary works by opposing Hitchcock’s controversial argument. In this context, Macbeth adaptation of Akira Kurosawa (1910-1998) called Castle of the Spider’s Web (Kumonosu-jô) was chosen as the purposive sampling. Macbeth is one of the most powerful plays of William Shakespeare (1564-1616). Macbeth adaptation of Akira Kurosawa, the great master of Japanese cinema, was analyzed thematically through document analysis. The brilliance of a filmmaker who knows how to tell stories with images reveals that a powerful literary work can be adapted to cinema with a competence that can match the original.