Dergiler / Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi / 2020 / Sayı: 43
Türkiye ve Almanya’da Pazar Dili
- Sayı
- 2020 · Sayı: 43
- Sayfa
- 243–256
- DOI
- —
Özet
Küreselleşme birçok ticari, siyasi ve sosyal ilişkiyi beraberinde getirmektedir. Bu ilişkiler çokkültürlülüğe ve çokdilliliğe neden olmaktadır. Bu etmenlerin sağladığı hareketlilik neticesinde Türkiye ve Almanya, etnik ve kültürel çeşitliliğin en canlı olduğu ülkeler arasında yer almaktadır. Zira Türkiye ve Almanya’da halkın azımsanmayacak kısmı çokdillidir ve geçmişinde göçmenlik vardır. Bu çalışmada ele alınan pazar(cı) dili, semt pazarlarında tesadüfen karşılaşan insanların kullandığı jargondur. Bu dilbilimsel terim Almancada henüz mevcut değildir ve çalışmamızda buna dair öneride bulunulmaktadır. Bu dilin en önemli niteliği, kod kaydırma ve karma dil gibi dilsel değişkelerin çokluğudur. Bunun dışında aktarım hataları, ünlemler, yinelemeler, dinsel ifadeler, yer adları, türküler, akrabalık ifadeleri, hatta boş sözler çok sık gördüğümüz dilsel olgulardır. Bu çalışmanın verileri Adana ve Berlin’den derlenmiştir.
Abstract
Globalization brought many commercial, political and social relationships which cause multiculturalism and multilingualism. Turkey and Germany are among such countries embodying ethnic and cultural diversities since the significant portion of the population in Turkey and Germany is multilingual and they hold migration background. The focus of the present study is bazaar vendors' language, the jargon which can be heard at the neighbourhood/local marketplaces. The data was collected from the bazaars in Adana and Berlin, and it exemplifies instances of interferences, interjections, repeats, religious phrases, place-names, songs, honoratives, and even empty-phrases. Although the term "bazaar language" does not exist in German, this study also presents a suggestion for that.