Dergiler / Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi / 2019 / Cilt: 10 - Sayı: 2
Akdeniz Diyeti ve Karotis Arter Hastalığı Arasındaki İlişki.
- Sayfa
- 99–104
- DOI
- —
Özet
Amaç: Akdeniz diyet tipi beslenmenin, kardiyovasküler olaylar ve aterosklerozu önlemede koruyucu rolleri olduğu bilinmektedir, fakat çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı, karotis arter darlığı (KAD) ile Akdeniz diyet skoru arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Yöntem: Hastalar, KAD >%60 olan (60 hasta),KAD <%60 olan (60 hasta) ve karotis aterosklereotik hastalığı bulunmayan (60 hasta) olarak üç gruba ayrılmıştır. Sonrasında, KAD olan hastalar, plak morfolojik özellikleri açısından kalsifikasyon görülen (67 hasta)ve görülmeyen(53 hasta) olmak üzere iki alt gruba ayrılmıştır. ‘Akdeniz Diyetine Uyum Ölçeği’ kullanılarak skorlama yöntemi(≤5, 6-9 ve ≥10 puan) ile diyet kalitesi belirlenmiş ve gruplar arasında karşılaştırılmıştır. Sonuç: Akdeniz diyet skoru, KAD<%60 olan hastalara göre aterosklerotik hastalığı bulunmayanlarda daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Ayrıca, KAD>60 olanlara göre KAD<60 olanlarda Akdeniz diyet skoru daha yüksektir (p<0,001). Akdeniz diyet skoru kalsifik aterosklerotik plağı olan hastalarda daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Tartışma: Akdeniz diyet tipi beslenmenin, karotis arter darlığı şiddeti üzerinde koruyucu rolü çalışmamızda açık olarak gözlenmiştir. Ayrıca serebrovasküler hastalıklarla yakın ilişkide olan non kalsifik karotis aterosklerozu üzerinde potansiyel engelleyici rolü gösterilmiştir. Akdeniz diyeti ile KAD arasındaki ilişkiyi inceleyen sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olan bu çalışma, karotis arter darlığı patofizyolojisinin anlaşılmasında fayda sağlayabilir.
Abstract
Background: Mediterranean dietary nutrition is known to have protective roles in preventing cardiovascular events and atherosclerosis, but studies are limited. The aim of this study was to evaluate the relationship between carotid artery stenosis (KAD) and Mediterranean diet score.Methods: The patients were divided into three groups of patients with KAD> 60% (60 patients), KAD <60% (60 patients) and had no carotid atherosclerotic disease (60 patients). Afterwards, patients with KAD were divided into two subgroups, with calcific (67 patients) and non-calcific (53 patients) according to morphological characteristics of carotid atherosclerotic plaque. Diet quality was determined by scoring method (5, 6-9 and ≥10 points) ‘Mediterranean Diet Adaptation Scale’ and compared between groups.Results: Mediterranean diet score was higher in patients without atherosclerotic disease than patients with KAD <60% (p <0,001). In addition, Mediterranean diet score was higher in patients with KAD <60 than those with KAD >60 (p <0,001). Mediterranean diet score was higher in patients with calcific atherosclerotic plaque (p <0,001). Discussion: The protective role of Mediterranean diet on the severity of carotid artery stenosis was clearly observed in our study. In addition, its potential inhibitory role on non-calcific carotid atherosclerosis, which is closely related to cerebrovascular diseases, has been demonstrated. This study, which is one of the limited studies examining the relationship between Mediterranean diet and KAD, may be useful in understanding the pathophysiology of carotid artery stenosis.