Dergiler / Söylem Filoloji Dergisi / 2016 / Cilt: 1 - Sayı: 2

Ters Akıntının Açtığı Oyuk: Sevim Burak'ın "Büyük Kuş" Adlı Öyküsünü Feminist Eleştiri ve Minör Edebiyatın Potansiyel Paslaşmaları Üzerinden Okumak

The Analysis of The Story of "Büyük Kuş" In The Context of Feminist Criticism and Minor Literature: The Hollow Created By a Crosscurrent

Sayfa
182–195
DOI
—

Özet

Sevim Burak’ın 1965 yılında yayımlanan Yanık Saraylar adlı kitabının içindeki dördüncü öykü olan “Büyük Kuş”, en genel anlamıyla erkek egemen düzende “öteki oluş”un, “kadın oluş”un öyküsüdür. Öyküde, eril-kentin sokaklarında dolaşan kadının kendine ait olmayan dışsal alandaki mücadelesi, yersiz-yurtsuzluğu ve hayatta kalma çabası amorf bir dil aracılığıyla aktarılmıştır. Dil bilgisi kurallarının, noktalama işaretlerinin alt üst edildiği metinde, cümlelerin çizgisel sürekliliği anlayışına da darbe vurularak parçalı bir anlatım tekniği tercih edilmiştir. Bu bağlamda “Büyük Kuş” öyküsü, eril iktidarın söylemini ve onun kurallarını kullanmayı reddeden, bu iktidar tarafından sindirilmiş, yok sayılmış kadınların sesini hâkim dilde çeşitli oyuklar açarak duyurmaya çalışan bir eser olup, bu özellikleriyle de minör edebiyatla paslaşan bir yapıdadır. Eserdeki içerik ve biçim müzakeresi ise feminist eleştirinin ana düşünsel pratikleri ile minör yazının biçimsel özelliklerini bir araya getiren bir köprünün kurulmasını sağlayan ana etkenlerdendir.

Abstract

“Büyük Kuş”, which is the fourth story of Yanık Saraylar published in 1965, is basically the story of experience of “femininity”-“otherness” in a male-dominated social order. In the text, the struggle of woman against the gendered sociocultural mechanisms or in other words, her survival effort and placelessness are told with an amorphous language. The story deconstructs grammar rules, punctuation marks, the linear continuity of sentences and adopts a fragmented narrative technique. In this context, the story of “Büyük Kuş” is a text that refuses the discourse and rules of masculine domination and tries to announce the voice of women labelled as “the second sex” by undermining the major language. Hence, it can be sait that it has various common features with minor literature. The negotiation of content and form in the text is also one of the main factors that establishs a bridge between the intellectual practices of feminist criticism and stylistic features of minor literature.

Anahtar kelimeler: Sevim Burak, “Büyük Kuş”, feminist eleştiri, minör edebiyat, ötekilik, yersiz-yurtsuzluk, amorf di