Dergiler / Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2019 / Cilt: 17 - Sayı: 1

KLASİK DÖNEM OSMANLI TARİH YAZIMINDA OTO SANSÜR VE ÇARPITMA: BEŞ OLAY BİR SONUÇ

Sayfa
341–368
DOI
—

Özet

Tarih için birçok tanım yapılmıştır. Her tanımda tarihin bir yönüne işaret edildiği görülür. Cicero’ya göre; “tarih, insanlığın hafızasıdır”. Bir birey için hafızası ne kadar önemliyse, insanlık için de tarih o kadar önemlidir. Cicero’dan bu yana hafıza ile tarih arasında anolojik bir ilişki olduğu düşünüle gelmiştir. Dolayısıyla tarihçi de hafızayı koruyan, geçmişi muhafaza eden bir bellek muhafızı konumundadır. Ancak hakikatte tarih, geçmişin tamamını sonraki nesillere anlatamaz ya da muhafaza edemez. Zira geçmişte yaşanan her hadise kayıt altına alınamaz. Tarihçi, geçmişin içinden bir kısmını seçip satırlarına taşıyarak neyin tarih olabileceğine neyin ise tarih olması gerekmediğine karar veren kişidir ve her tercih/seçim aynı zamanda bir vaz geçiştir. Bu anlamda geçmişin bir kısmı tarih olarak sonraki kuşaklara aktarılır ve bu durum tarihin doğasından kaynaklanır. Ancak bazen tarihçi bazı hadiseleri bile isteye ya da bir baskı nedeniyle görmezden gelir ya da olduğundan daha farklı olarak aktarmayı tercih eder. Susmak/yazmamak eğer dışarıdan bir baskı yok ise oto sansür, var olan gerçekliği daha farklı şekilde göstermek de çarpıtma olarak kabul edilebilir. Bu çalışmada Osmanlı tarihinin klasik döneminde (1300-1600) devrin tarih yazarları tarafından yazılmayan ya da olduğundan farklı gösterilen beş olayı yazmayanların/yaz[a]mayanların kimler olduğu, yazıl[a]mayanın ne olduğu, bahsi geçen hâdiselerin nerede ve ne zaman geçtiği, oto sansürün ya da çarpıtmanın nasıl ve niçin yapıldığı sorularının cevabı bir makale ölçeğinde ele alınmaya çalışılacaktır.

Anahtar kelimeler: Osmanlı Devleti, tarih yazımı, hafıza, oto sansür