Dergiler / Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 6 - Sayı: 1

Ayfer Tunç’un Kırmızı Azap’taki Hikâyelerinde İçsel Vatansızlık

Inner Homelessness in Kırmızı Azap by Ayfer Tunç

Sayfa
15–30
DOI
—

Özet

Ayfer Tunç’un Kırmızı Azap’ta yer alan çoğu hikâyesinde karakterler varoluşlarını anlamlandıracakdayanaklardan yoksun, ailesiz, sevgisiz ve yalnızdırlar. Onları kuşatan coğrafya; zorlayıcı mevsimlerle,mekânlarla ilk bakışta onların içsel sıkıntılarını daha da artırıcı gibi durur. Ancak hikâyelere yakındanbakıldığında coğrafyanın tek başına azap kaynağı olmadığı görülür. İster suça bulaşmış bir şehirde, isteruzak bir taşra kasabasında, ister kara kışın hükmü altındaki mekânlarda olsunlar hikâye kişileri içinazabın kaynağı “içsel vatansızlık”tır. Bu makale, Ulric Beck ve Elisabeth Beck-Gernsheim’dan ödünçaldığı bu kavramı Ayfer Tunç karakterleri üzerinden tartışır ve içsel vatansızlık halini deneyimleyenkarakterlerin bir mekânla duygusal bağ kurabilmelerinin ancak o mekânı anlamlandıracak, karakterlerinyarım kalmışlıklarını tamamlayacak bir ötekinin varlığına bağlı olduğunu göstermeye çalışır. Hikâyelerdebazen sahiplenmenin şiddetle hissedildiği, karşı tarafı boğan bir aşk, bazen yaşamın ancak kötülük yaparsaduyumsanabileceği düşüncesi karakterlerin yaşadığı içsel vatansızlığı gidermenin, onunla başa çıkmanın,varoluşu anlamlandırmanın yolları olarak belirse de makalede, ezelî bir çaresizliğe, yoğun bir düş kırıklığınagebe sonlarıyla bu hikâyelerin, mekânı aşan bir sıkıntıyı somut kıldığı, coğrafyadan azade bir içsel sıkıntıyıcisimleştirdiği sonucuna varılır.

Abstract

Many stories in Kırmıza Azap by Ayfer Tunç include characters who are lonely, without love and familyand lack support which gives meaning to their existence. At first look, geography surrounds them with itshard seasons and spaces which seem to intensify their inner depression. Nevertheless, when the stories areanalyzed closely, it is realized that geography, by itself, is not the only reason for their pain. The characterssuffering from pain are either in a city full of guilt, in a far away hick town or in the places that are inthe depths of winter. Their pain originates from “inner homelessness”. This article discusses this notionby borrowing from Ulric Beck and Elisabeth Beck-Gernsheim through Ayfer Tunç’s characters. For thesecharacters, bonding with a place is only possible if they find their other halves to complete themselves. Asevere, oppressive love or evil thoughts are the ways those with inner homelessness cope. These make thecharacters feel alive and make sense of their existence. This article draws the conclusion that these storieswith their unhappy, disappointing endings embody the pain, the boredom which is beyond geography.

Anahtar kelimeler: Ayfer Tunç, Kırmızı Azap, içsel vatansızlık, coğrafya, mekân, varoluş