Dergiler / İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 10 - Sayı: 2

YAŞAM HAKKI ÜZERİNDE DÜŞÜNCELER

THOUGHTS ON RIGHT TO LIFE

Sayfa
539–547
DOI
—

Özet

Makale yaşam hakkını farklı bir bakış açısı ile ele almayı amaçlamaktadır. Modernite hayatı, ölüm üzerinden anlamak yerine yaşam üzerinden anlamaya odaklanmıştır. Yaşam hakkı, pozitif iktidarın beden siyaseti için biçilmiş bir kaftandır. Yaşam, modernitede bütün toplumsal alanı kuşatan temel kavram haline getirilince, hukukun en temel koruma alanı olarak ön plana çıkmıştır. Beden siyasetini göz önüne almadan yaşam hakkını anlamak ise kaçınılmaz olarak eksik kalır. Akademik bir disiplin olarak insan haklarının ve tabi ki insan hakları hukukunun en temel ilgi alanı da yaşam olmuştur. Yaşam hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS), temel kurucu hak olarak yer alır. Sözleşmenin 2. maddesinde düzenlenen hakkın, sözleşmenin yürürlüğü girişinden günümüze, içtihatlar dolayımıyla kapsamı bir hayli genişletilmiştir. İçtihatların güçlü etkisiyle sözleşmenin durağan bir metin olmaktan çıkıp dinamik bir içerik kazandığı söylenebilir. Yine bu sayede sözleşmenin yeni ortaya çıkan durumlara kendisini uyarladığını söylemek gerekir. Son olarak belirtmek gerekir ki sözleşme metninde yer almamakla birlikte, kürtaj, ötanazi gibi birçok konu içtihatlarda tartışılmıştır.

Abstract

This article aims to grasp the right to life from a different perspective. Modernity focuses to understand life through living rather than death. The right to life is perfectly suited for body politics of positive power. When life became a basic concept that encompasses the whole social space in modernity, it has also come to the fore as the most basic protection area of law. Yet, understanding the right to life without considering body politics inevitably remains uncomplete. As is well known, life is also considered as a primary research area by human rights as an academic discipline and of course human rights law. The right to life is the fundamental founding right of the European Convention on Human Rights (ECHR). The scope of the right regulated Article 2 of the Convention has been expanded in time by way of the relevant case law and court practices. Under the influence of case law, the Convention has obtained a very dynamic content and has adapted itself to new emergent situations. Finally, it should be pointed out that, although not included in the text of the Convention, many issues such as abortion and euthanasia have been discussed in the human rights case law.

Anahtar kelimeler: Yaşam hakkı, Ötanazi, Kürtaj, Ölüm cezası, Biyopolitika