Dergiler / Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi / 2017 / Cilt: 36 - Sayı: 1
Öğretmen Adaylarının Çevre Sorunlarına İlişkin Bilgi Düzeylerinin ve Tutumlarının İncelenmesi
- Sayfa
- 133–145
- DOI
- —
Özet
Yaşam standartlarının giderek yükselmesi ve dünya nüfusundaki hızlı artış doğal kaynakların aşırıkullanımına sebep olmaktadır. Artan nüfusun beslenme ve barınma gibi ihtiyaçları, doğal kaynakkullanımını hızlandırarak ciddi çevre sorunlarını beraberinde getirmiştir. Günümüzde bu sorunlar tümdünyayı tehdit eder duruma gelmiştir. Atıkların bilinçsizce çevreye saçılması, hava, su, toprak gibiçevre unsurlarını kirletmekte, doğal kaynakların israf edilmesi ve eğitimsizlik de doğal dengeninbozulma sürecini hızlandırmaktadır. Sanayi, bilim ve teknoloji alanlarında yaşanan gelişmeler de insandoğadengesini bozarak, insana doğaya müdahale imkanı vermiş ve bunun sonucunda da ekolojikdenge bozulmuştur. Ekolojik dengenin bozulmasıyla hızla toprak kaybı, canlı türlerinin yok olması,çölleşme, asit yağmurları, açlık, yoksulluk, radyoaktif kirlenme gibi çevre sorunları artmıştır. Busorunların insan yaşamını tehdit eder boyutlara ulaşması sebebiyle insanlar çözüm önerileri aramayabaşlamışlardır. Bunun için de en önemli faktörün çevre konusunda eğitim vermek olduğu toplumunbirçok kesimi tarafından kabul edilmektedir. Çevre eğitiminin temeli doğayı ve doğal kaynaklarıkorumaya yöneliktir. Çevre eğitimi bilgi vermenin yanında insan davranışını da etkilemelidir. Olumluve kalıcı davranış değişiklikleri kazandırmak ve sorunların çözümünde bireylerin aktif katılımınısağlamak çevre eğitiminin temel hedefidir.Günümüzde çevrenin geldiği bu noktada çevre sorunlarının olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılmasıiçin çevre eğitimine önemli görevler düşmektedir. Çevre eğitimi, çevre ile ilgili olaylara yönelikfarkındalığın artmasını ve çevre sorunlarının çözümü için gerekli davranışların kazanılmasınısağlamaktadır. Çevre eğitimi her ne kadar toplumun bütün üyeleri için vazgeçilmez olsa da, çevresorunlarından en çok etkilenecek kesim olması nedeniyle çevre eğitiminin öncelikli hedef kitlesi olarakgenç nesil gösterilmektedir. Bu nedenle, genç neslin küresel ölçekte karşılaşılan çevre sorunlarına dairfarkındalık ve duyarlılık sahibi olması, çevresel değerleri korumaya aktif olarak katılmak içinmotivasyon ve istek sahibi olması önemlidir. Özellikle, üniversite öğrencilerinin eğitimleri sırasındaedindikleri çevre ile ilgili bilgi, beceri, tutum ve değerleri profesyonel meslek hayatlarına başlamalarıylabirlikte kişisel ve sosyal yaşamlarında uygulamaları, üniversite öğrencilerinden beklenen birsorumluluk olarak görülmektedir. Bu nedenle, yükseköğretim programlarında yer alacak Çevre Eğitimiile ilgili derslerle üniversite öğrencilerinin, çevre meselelerinin altında yatan nedenleri, gerçeklerianlayabilmesi ve ekonomik, yasal, politik mekanizmaların çevre sorunları ile ilişkilendirebilmesisağlanmalıdır.Çevre sorunlarının çözümünde, bireyin duyarlılığının ve aldığı çevre eğitiminin yeterliliğinin etkisi gözardı edilemez. Çevreye karşı pozitif tutum ve değer yargılarının oluşması ise çevre eğitimi ile mümkünolabilir. Ailede ve tüm örgün eğitim kurumlarında verilecek olan çevre eğitiminin başlangıç noktasınınbelirlenmesi için bireyin çevreye karşı göstermiş olduğu davranışlara, çevre sorunlarına karşı duyarlıolup olmadığına bakılmalıdır. Bu anlamda, gelecek nesillerin yetiştirilmesinde önemli görevlerüstleneceği kabul edilen öğretmen adaylarının, çevre sorunlarına ilişkin bilgi düzeylerinin ve çevresorunlarına karşı duyarlılıklarının üst düzeyde olması oldukça önemlidir. Bu doğrultuda, eğitimprogramlarının uygulayıcıları olacak olan öğretmen adaylarının, çevre sorunlarına ilişkin bilgidüzeylerinin ve tutumlarının belirlenmesinin, öğretmen adaylarının yetiştirilmesi ile ilgili yapılacakeğitim-öğretim faaliyetlerine ve bilimsel çalışmalara yol göstereceği düşünülmektedir. Buradanhareketle bu çalışmanın amacı, farklı lisans programlarında öğrenim gören öğretmen adaylarının çevre sorunlarına ilişkin bilgi düzeylerini ve tutumlarını belirleyerek, programlar arasında karşılaştırmayapmaktır. Bu amaca ulaşmak için aşağıdaki alt problemlere cevap aranmıştır:Farklı lisans programlarında öğrenim gören öğretmen adaylarının çevre sorunları bilgisi testi başarıdüzeyleri nasıldır ve elde edilen ortalama puanlar arasında anlamlı bir fark var mıdır?Farklı lisans programlarında öğrenim gören öğretmen adaylarının çevre sorunlarına yönelik tutumölçeği puanları nasıldır ve elde edilen ortalama puanlar arasında anlamlı bir fark var mıdır?Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 akademik yılı bahardöneminde Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarıoluşturmaktadır. Örneklem ise amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen Sınıf Öğretmenliği, TürkçeÖğretmenliği, Fen Bilgisi Öğretmenliği, Okul Öncesi Öğretmenliği ve İlköğretim MatematikÖğretmenliği olmak üzere beş farklı lisans programında dördüncü sınıf düzeyinde öğrenim görmekteolan 405 öğretmen adayından oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Çevre Sorunları Bilgisi Testive Çevre Sorunlarına Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tek yönlü ANOVAuygulanmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, Sınıf Öğretmeni ve Fen Bilgisi Öğretmeni adaylarının, TürkçeÖğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni ve İlköğretim Matematik Öğretmeni adaylarına göre çevresorunlarına ilişkin bilgi düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Lisans programlarındaÇevre Eğitimi dersi bulunmayan Türkçe Öğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni ve İlköğretim MatematikÖğretmeni adaylarının çevre sorunlarına ilişkin bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Busonuç, literatürde yer alan ilgili bazı araştırmaların sonuçlarıyla benzerlik göstermektedir. Araştırmadasınıf öğretmeni adaylarıyla okul öncesi öğretmeni adaylarının çevre sorunlarına yönelik tutum ölçeğipuanları arasındaki fark sınıf öğretmeni adaylarının lehine istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Busonucun, okul öncesi öğretmenliği lisans programında bulunmayan ve sınıf öğretmenliği lisansprogramında zorunlu ders olarak işlenen Çevre Eğitimi dersinden kaynaklandığı düşünülebilir. Diğerl
Abstract
The aim of this study was to investigate the knowledge levels and attitudes towards environmental issues of candidate teachers. The study was conducted at survey model. The sampling consists of 405 teacher candidates who were studying in the spring term of the 2015-2016 academic years at Faculty of Education in Kastamonu University. The 405 participants of study were studying at five different undergraduate programs. These programs were Classroom Teaching, Turkish Teaching, Science Teaching, Pre-school Teaching and Elementary Mathematics Teaching. Environmental Issues Knowledge Test, which was developed by Güven (2013) and Attitude Scale towards Environmental Problems which, was developed by Şama (2003) were used as data gathering tools. The single direction variance analysis (ANOVA) was used for data analysis. According to the findings, there was a significant difference in favor of the participants, who already took the environmental education course (classroom teaching and science teaching candidate teachers), compared to the other teacher candidates not having this course. It was found that the knowledge level of classroom teaching and science teaching candidate teachers about the environmental issues were higher than the other candidate teachers. Moreover, the candidate teachers, who took Environmental Education course at the university, have more positive attitudes to environment. Upon these conclusions, it is recommended that including the faculties of education at first, all of the undergraduate program of the universities should have Environmental Education course or similar courses in their programs.