Dergiler / Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi / 2022 / Cilt: - Sayı: 2
İTİRAZIN İPTALİ DAVASINI DAVA ŞARTI OLARAK ARABULUCULUK KAPSAMINDA DEĞERLENDİREN BİR YARGITAY KARARININ İNCELENMESİ
- Sayfa
- 1743–1773
- DOI
- —
Özet
7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenerek ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilmiştir. Anılan düzenlemede kullanılan ifade, kuralın farklı şekilde anlamlandırılmasına müsait olup bölge adliye mahkemeleri nezdinde farklı uygulamalar doğmasına sebep olmuştur. İnceleme konusu karar, ticari niteliği haiz itirazın iptali davasının dava şartı arabuluculuk kuralına tabi olup olmadığı hususunda bölge adliye mahkemelerince verilen farklı yöndeki kararların uyumlaştırılması talebi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi tarafından tesis edilmiştir. Kararda, dava şartı arabuluculuk uygulamasının avantajlarına işaret edilerek bir miktar para ödemesine ilişkin alacak ve tazminat talebine dayanan itirazın iptali davasının bu uygulamaya tabi olduğu görüşü benimsenmiştir. Oysa, hukuki niteliği itibarıyla icra hukukuna özgü bir dava olan ve ilgili olduğu icra takibi ile sıkı bağlantı içerisindeki itirazın iptali davasını başka herhangi bir değerlendirme yapmadan bu uygulamaya tabi tutmak, düzenleme ile amaçlananın aksine yargılamanın hızlı ve masrafsız şekilde çözülmesi amacından uzak sonuçlar doğmasına sebebiyet verebilir.
Abstract
The Code of 7155 has added the rule of compulsory mediation to the Turkish Commercial Code. It’s regulated that some commercial disputes are subject to the mediation process just before filing a lawsuit. This regulation mainly aspires to enable the parties to get rid off the contradictions in a short term with less expenses. However, the action for annulment of objection related to commercial disputes may not appropriate for the compulsory mediation. The decision enacted by the Court of Cassation, argued that the action for annulment of objection is subject to the compulsory mediation rule. However, it should be analyzed whether the action for annulment of objection is suitable for this rule. If the action for annulment of objection is not suitable for the compulsory mediation this practice may cause consequences in contrary to the aims of the rule.