Dergiler / Türk Nöroloji Dergisi / 2010 / Cilt: 16 - Sayı: 1
Multipl skleroz hastalarında sigara içimi ve özürlülüğe etkisi
- Sayfa
- 27–30
- DOI
- —
Özet
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, sigara içiminin multipl skleroz (MS) gelişimi ve özürlülük üzerine etkisini araştırmaktır. YÖNTEMLER: Kliniğimiz MS polikliniğine kayıtlı 270 hastanın demografik verileri ile telefon veya yüz yüze görüşmeyle elde edilen sigara içimi ile ilgili özellikleri incelendi. Hastalar hastalık şiddetine göre EDSS 5.5 olanlar olarak ve ayrıca MS tipine göre gruplandırıldı. EDSS ve MS tipi ile sigara içim özellikleri istatistiksel olarak ki-kare testi ile karşılaştırıldı. BULGULAR: Hastaların 181 (%67)'i kadın, 89 (%33)'u erkekti. Ortalama yaş 40.9 ± 10.7 yıldı. Başlangıç yaşı 31.3 ± 9.9, hastalık süresi 9.5 ± 6.3 yıldı. Ataklı yineleyici MS oranı %60 sekonder progresif MS %21, primer progresif MS %19 idi. Hastaların %76'sında EDSS 5.5 idi. Sigara içmeyenlerin oranı %45.4; hafif içicilerinki %19.1 ve ağır içicilerinki %35.5 idi. EDSS ve MS tipine göre sigara içen ve içmeyenler arasında fark yoktu (p= 0.19; p= 0.55). Alt grup analizlerinde EDSS sigara içen erkeklerde anlamlı olarak yüksek bulundu (p= 0.024). SONUÇ: Çalışmamızda hastalık öncesi sigara içimi ile MS gelişimi açısından bir ilişki bulunamadı. Literatürde genel olarak sigaranın MS gelişim riski ve gidişi üzerine olumsuz etkisi olduğu kabul görmekte ise de, bizim sonuçlarımızla benzer bildirimler de vardır. Ancak çalışmamızda alt grup analizlerinde sigara içen erkek hastalarda EDSS'nin daha yüksek olduğunu bulduk. Ek olarak kadın hastalar arasında sigara içme oranının normal popülasyonun iki katına yaklaşan yükseklikte olması dikkati çekiyordu. Türk toplumunda erkeklerde ağır içicilik oranı kadınlara göre belirgin yüksektir. Erkek cinsiyet olmak MS'te de daha ağır özürlülük için olumsuz bir prognostik faktör olarak kabul edilir. Buna göre saptadığımız istatistiksel anlamlılık sigara içimine değil, yalnızca cinsiyete bağlı bir özellik olabileceği gibi; sigara içiminin MS özürlülüğüne zayıf da olsa bir katkısı olması muhtemeldir. Çalışmamız bölgemizde sınırlı bir MS popülas-yonunda sigara içiminin MS riski ve gidişi üzerine genel olarak etkisi olmadığını, fakat olumsuz etkileşimlere işaret eden bazı özellikler olduğunu ortaya koymuştur.
Abstract
OBJECTIVE: We aimed to investigate the effect of smoking on multiple sclerosis (MS) development. METHODS: The data of 270 MS patients were collected retrospectively. The patients were classified according to disease severity and MS subtypes. Expanded Disability Status Scale (EDSS) and the MS types were statistically compared with smoking features. RESULTS: Sixty-seven percent of the patients were females and 33% were males. The mean age was 40.9 ± 10.73 years. The age at disease onset was 31.3 ± 9.9 and the disease duration was 9.5 ± 6.3 years. EDSS was < 5.0 in 76% of the patients and ≥ 5.5 in 24%. The rate of nonsmokers was 45.4%, while 19.1% were light smokers, and 35.5% were heavy smokers. There was no difference between smokers and nonsmokers according to EDSS and MS types (p= 0.19 and p= 0.55). According to subgroup analysis, EDSS was high in male smokers (p= 0.024). CONCLUSION: No relationship was found between the risk of MS development and smoking. The relevant literature generally favors a negative effect of smoking on MS; however, there are some reports with insignificant results, similar to ours. In our study, the only significant finding was the relationship between high EDSS and high smoking rate in male patients in the subgroup analysis. Additionally, the rate of smoking was nearly twice of the normal population among female MS patients. In the Turkish population, the rate of smoking is markedly higher in men than women. Additionally, male gender is regarded as an unfavorable prognostic factor in MS. Hence, the statistical significance we found may represent only the effect of gender, or smoking might exert an additional negative, albeit weak effect on disability status in MS. Our study revealed a neutral relationship between smoking and MS in our region in a limited patient population.