Dergiler / Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi / 2018 / Cilt: 6 - Sayı: 0

HASTA BİNA SENDROMUNUN AZALTILMASINDA ERGONOMİK ÖNLEMLERİN ÖNEMİ

THE IMPORTANCE OF ERGONOMIC MEASURES IN REDUCING SICK BUILDING SYNDROME

Sayfa
137–142
DOI
—

Özet

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan raporlarda, günümüzde, insanların zamanlarının %90’ını kapalı mekanlarda, bu oranın da %70’ini iş, geri kalan %20’sini ise evde geçirdikleri belirtilmektedir (Zeydan vd, 2009:587). Özellikle, kent yaşamı içerisinde, giderek artan büyüklükteki binalar; rezidanslar, plazalar, gökdelenler ve kuleler özel, toplumsal ve iş yaşantısının sürdürüldüğü akıllı yapılar olarak yaşam alanlarını daha fazla oluşturmaya başlamıştır. Bu yapıların, aynı zamanda insanların sağlıklarını tehdit eden, nitelikli, verimli, üretken olmalarını engelleyen bir unsur olarak karşımıza çıkması söz konusu olabilmektedir. Kimi zaman psikolojik ve psiko-nörolojik boyutta bazı olumsuz etkilere, kimi zaman da hastalıklara neden oldukları görülebilmektedir (Zeybek, 2014:34). Kişinin çalışma alanı ile ilişkili şikayetlerinin bileşkesi hasta bina sendromu şeklinde ele alınmaktadır. Hasta bina sendromunun 1970’lerden itibaren giderek artan sıklıkta bildirilmeye başlandığı görülmektedir (Kubo vd., 2006:107). Dünya Sağlık Örgütüne göre, modern ofis çalışanlarında iş ile ilişkili olarak görülen cilt, öksürük vb. mukoz zar şikayetleri ile baş ağrısı, halsizlik ve konsantrasyon bozukluğu gibi genel belirtilerin rapor edildiği durumlar hasta bina sendromu olarak tarif edilmektedir (Ooi vd, 1998:188). Diğer bir tanıma göre, belirli bir binada yaşarken veya çalışırken ortaya çıkan ancak bu ortamdan uzaklaşınca kaybolan semptomlar “hasta bina sendromu semptomları” olarak adlandırılmaktadır (Otlu, 2012:25). Bu çalışmada hasta bina sendromu ile ilgili literatür taranarak, kavramın açıklanması, ortaya çıkan semptomların ve neden olan faktörlerin neler olduğunun incelenmesi ve söz konusu semptomların önlenebilmesi için ergonomik açıdan neler yapılabileceğinin ifade edilmesi amaçlanmaktadır.

Abstract

In the reports published by the World Health Organization (WHO), it is now stated that people spend 90% of their time indoors, 70% of that at work and the remaining 20% at home (Zeydan et al., 2009: 587). Especially in urban life, increasingly large buildings; residences, plazas, skyscrapers and towers have begun to build up their living spaces more as intelligent constructions of private, social and business life. At the same time, these constructs can be confronted as an element that prevents people from being qualified, efficient, productive, threatening their health. Sometimes it can be seen that they have some adverse effects on the psychological and psycho-neurological dimension and sometimes cause diseases(Zeybek, 2014:34).A composition of complaints related to the working area of the person is treated as sick building syndrome. Sick building syndrome has been reported increasingly since 1970(Kubo et al., 2006:107). According to the World Health Organization, cases of skin, mucous membrane complaints, headache, fatigue, and impaired concentration seen in work in modern office workers are described as sick building syndrome (Ooi et al.,1998:188). According to another definition, the symptoms that occur when living or working in a certain building but disappear when moving away from this environment are called "symptoms of sick building syndrome"(Otlu, 2012:25). In this study, it is aimed to describe the concept of the sick building syndrome by explaining the literature about that syndrome, examining what the emerging symptoms and causative factors are, and what can be done in terms of ergonomics in order to prevent the mentioned symptoms.

Anahtar kelimeler: .Hasta Bina Sendromu, Ergonomi, Ofis çalışanları, Akıllı Binalar, Sağlık