Dergiler / Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi / 2017 / Cilt: 39 - Sayı: 1
Hissedar Aktivizmi: Türkiye Telekomünikasyon Sektörü
- Sayfa
- 101–116
- DOI
- —
Özet
Yaşanan finansal krizler, kötü kurumsal yönetişim ve aşırı üst yönetici ücretleri gibi nedenlerden dolayı artan temsil maliyetlerinin azaltılmasında son yıllarda hissedarlar aktif rol oynamaya başlamışlardır. Yatırımlarını korumak ve şirket değerini yükseltmek için hissedarlar bireysel ve kurumsal olarak etkinlikte bulunmaktadırlar. Geçmişte çevrenin korunması gibi sosyal amaçlı etkinlikler düzenlenirken günümüzde genel müdürün değiştirilmesi, yönetim başkanı ve genel müdürün farklı kişilerden oluşması, yönetim kuruluna kendi adaylarının üye seçilmesi, şirket alımı veya satımı, kâr dağıtımı gibi konularda faaliyetler yürütülmektedir. Türkiye’deki hissedar aktivizmi şirket sahipliğinin büyük ölçüde aile ve bireysel kişilerden oluşması, yatırım fonlarının ABD’deki gibi saldırgan davranmaması gerekçelerinden dolayı sınırlıdır. Büyük şirketlerin hisselerini yabancı ortaklara satması, uluslararası yatırım fonlarının risk iştahı, uygulamaya başlanan elektronik genel kurul sistemi ile hissedar aktivizmi yaşanmaya başlamıştır. Türkiye’nin ABD menkul kıymetler borsasına kote olan tek şirketi olan Turkcell’de hissedar etkinliğine tanık olunmaktadır. Bu çalışmada, hisseleri halka açık olan Turkcell ile Telekom şirketlerinin finansal durumu, genel kurullarında yönetim tarafından sunulan önerilerin kabul oranı ve hisse senedi fiyatlarının davranışı incelenmiştir. Telekom şirketinde hissedar aktivizmi görülmezken Turkcell şirketinde mahkemeye varan bir çekişme yaşanmış ve hissedarların korunması amacıyla yönetmeliklerde değişikliğe kadar gidilmiştir. Temel veriler incelendiğinde, Türk Telekom şirketinin faaliyet kârlılığı ve cari oranı Turkcell şirketine göre düşüktür. Yapılan çalışmada, telekomünikasyon sektöründe halka açık bu iki şirketin genel kurullarında yaşanan farklı hissedar aktivizminin hisse senedi fiyatları üzerinde anlamlı bir değişikliğe neden olmadığı sonucuna varılmıştır. Her iki hisse senedi birbiri ile yüksek korelasyon içinde hareket etmektedir. Genel kurulları izleyen günlerde de piyasa fiyatlarında bir farklılaşma yaşanmamaktadır. Bu durumun nedenleri arasında, sektördeki büyümenin ulusal ekonominin üzerinde olması ve hissedarlar tarafından alınan kararların şirketin geleceğine olumlu etki edeceğine yönelik yatırımcıların beklentileri sayılabilir.
Abstract
Shareholders began to play an active role in diminishing the growing agency costs due to recentfinancial crisis, poor corporate governance and excessive executive compensations. They act asindividual and corporate forms in order to protect their investment and increase firm value.Nowadays, social activities of the past have changed to replace the general manager, overcome theduality problem, elect a board member other than the management candidates, vote for acquisitionor sale decisions, and dividend distribution. The ownership structure in Turkey is generally composedof families or individuals who do not act aggressively as the hedge funds in USA. The sales of Turkishcompanies’ shares to foreign shareholders, introduction of international investment funds in the localmarket, and electronic general meeting system introduced a few years ago contribute to shareholderactivism in Turkey. Shareholder struggles are witnessed only in the Turkish stock market which isquoted in the NYSE. In this study, the two publicly traded companies in the telecommunicationsector, namely Türk Telekom and Turkcell, are examined in terms of their financial situation, theacceptance rate of the propositions of the management in the general meetings, and the behaviorof their share prices. Shareholder activism is not seen in the Telekom, whereas there have beentrials and regulation changes for Turkcell. In terms of accounting-based data, Türk Telekom has alower operational profitability and current ratio as compared to Turkcell. It is concluded that thelevel of shareholder activism occurred in the general meetings does not affect the share prices. Bothcompanies’ shares moved in high correlation during the last three years. The share prices did not showabnormal patterns during the days following the general meetings. The reasons might be the growthof the telecommunication industry being above the national growth rate and the positive evaluationsof the shareholders’ decisions by the investors for the future of the firm.