Dergiler / FABAD Journal of Pharmaceutical Sciences / 2000 / Cilt: 25 - Sayı: 1

Effects of topically applied bioadhesive carriers on zinc and hydroxyproline levels of rabbit full-thickness skin wound

Lokal uygulanan biyoadezif taşıyıcıların tavşan tam kesi deri yarası çinko ve hidroksiprolin düzeylerine etkileri

Sayfa
1–5
DOI
—

Özet

Poliakrilik asit(karbopol) jel taşıyıcı içinde epidermal büyüme faktörünün tavşan deri keşi yarası çinko miktarına et¬kileri konusundaki çalışma sonuçlarımızı daha önce ya¬yınlamıştık.O çalışmadaki taşıyıcının tonisitesi ayar-lanmamıştıvekorumaamaçlıbirkatkımaddesi kullanılmamıştı.Yapay gözyaşı preparation da karbopol taşır.Piyasadabulunanbu preparatlann değişik kon¬santrasyonlarda karbopol taşıyan, tonisitesi ve pH sı ayarlı, değişik prezervatif içeren formları vardır. Bu çalışmamızda iki ticari yapay göz yaşı preparatının deri insizyon yarası çinko ve hidroksiprolin değerlerine etkisini araştırmayı amaçladık. 21 adet Yeni Zelanda albino tavşanın sırt derisjnde ksi-. lazin+ketamin anestezisi altında 4 cm uzunlukta çift taraflı tam keşi deri yaralan yapıldı. Tavşanlar 3 gruba ayrıldılar. 2 grup karbopol preparation ile yara başına 20 /JLX 2/gün dozda 5 gün süreyle tedavi edildi. 3. grup tedavi edilmedi. 5 gün sonra yara dokuları kesilip çıkarıldı.Yara dokuları ve normal deri örnekleri hidroksiprolin ve çinko tayinleri ya¬pılıncaya kadar -30"C lik derin dondurucuda saklandı. Tedavi edilmiş ve edilmemiş yaraların çinko ve hid¬roksiprolin düzeyleri ile normal deri çinko ve hidroksiprolin düzeyleri arasında istatistiksel açıdan önemli bir fark vat¬ken yaralı gruplarda değerler arasında tedaviye veya de¬ğişik preparata ait fark bulunamadı. Beş günde sonlandınlan bu çalışmanın yara çinko ve hid¬roksiprolin düzeylerine ait bulgularına dayanılarak, kon¬santrasyon, tonisite, koruyucu maddeleri farklı olsa dahi kar¬bopol jetlerin yara iyileşmesinde,aktif materyal taşıyıcısı olarakkullanımının uygun olduğu sonucuna varıldı.

Abstract

The effect of epidermal growth factor (EGF) in polyacrylic acid (carbopol) gel vehicle on the zinc level in the treatment of rabbit skin incision wounds was previously published. In this previous study the tonicity of the vehicle was not adjusted and a preservative was not used in the dosage form of EGF. Artificial tears were prepared with polyacrylic acid adjusting of the pH and tonicity. These preparations had different preservatives and were at different concentrations. In this study we investigated the effect of two carbopol preparations (commercial artificial tears) on the zinc and hydroxyproline levels of incision wounds. The full-thickness wounds, 4 cm in length, were inflicted bilaterally to the skins on the backs of 21 New Zealand albino rabbits, under xylazine+ketamine anesthesia. Operated rabbits were divided into 3 groups. The wounds of 2 groups were treated with carbopol preparations, 20 ?L for each wound twice a day for 5 days. Third group was untreated. At the end of 5 days, excised wound tissues and normal skin samples were kept at –30oC temperature until zinc and hydroxyproline measurements were made. Treated or untreated wound zinc and hydroxyproline levels were significantly higher than normal skin zinc and hydroxyproline levels. There was no statistical difference between treated and untreated wound zinc and hydroxyproline levels. According to the results of this study on wound zinc and hydroxyproline levels, we suggest that carpobol gels do not change wound tissue zinc and hydroxyproline composition in 5 days and they are suitable carriers even if the concentration, pH, tonicity agents and preservation properties are different.