Dergiler / Arkeoloji ve Sanat / 2022 / Cilt: - Sayı: 170
Yüzlerce Yıllık Anadolu-İran Kültürel Rotası: Mimari Tasarım Etkileşimi Bakımından “Kral Yolu"
- Dergi
- Arkeoloji ve Sanat
- Sayfa
- 51–66
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada, bir Anadolu-İran güzergâhı olan M.Ö. 6. yüzyılda Pers İmparatorluğu-Ahameniş Döneminin başkentleri Susa ve Persepolis'i Lidya’nın başkenti Sardes’e bağlayan ünlü ‘Kral Yolu’nun yarattığı bilgi ve kültür aktarımları incelenmiştir. Bir Anadolu kültür mirası olarak ‘Kral Yolu’ örnek alınarak, tarihi rotaların kültürel sürdürülebilirlik açısından önemini vurgulamak, bütüncül bir yak laşımla değerlendirmek çalışmanın ana hedefidir. Tarihi yollara ait kanıtların ve değerlendirmelerin sıklıkla savaşlara ve diplomatik karşılaşmalara odaklanmasına rağmen güzergâhların yarattığı kültürel alışverişin incelediği çalışmalar yeniden önem kazanmaktadır. Bu nedenle konu ile ilgili makaleler ve yayınlar incelenerek, yolların fiziki mirasının yanı sıra tarih boyunca bir tasarım sisteminin par çası olduğunu ve bir bilgi transferi modeli olarak anlam ve önemini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmada, kültürel etkileşimin en önemli konularından biri olan mimari örneklerden faydalanıl-mıştır. Örnekler, Anadolu-İran coğrafyasının ilk büyük imparatorluğunu kuran Ahameniş Dönemine hizmet eden ‘Kral Yolu’ güzergâhından seçilmiştir. Bu yol tarih boyunca, sadece fiziki bir yol değil, bin yıllık çok karmaşık bir politik, mali, tasarım, yönetim, organizasyon, teknoloji, üretim gibi, dönemine ait bir tür işletme modelidir. Mimari tasarım kültürü, antik kültürel rotalar üzerinde meydana gelen kültürel etkileşimin en somut göstergesidir. Aynı zamanda tarihi yolların, mimari tasarım ve kültürel sürdürülebilirlik kaynağı olmanın yanında çok yönlü ve sürekli bir iletişim aracı olduğunu görürüz. Bu durum günümüzde de geçerlidir.
Abstract
In this study, the knowledge and culture transfers created by the famous 'Royal Road', which was an Anatolian-Iran route connecting Susa and Persepolis, the capitals of the Persian Empire-Achaemenid Period in the 6th century BC, to Sardis, the capital of Lydia, were examined. The main objective of the study is to emphasize the importance of historical routes in terms of cultural sustainability and to evaluate them with a holistic approach, taking the “Royal Road" as an example of an Anatolian cultural heritage. Although the evidence and evaluations of historical routes often focus on wars and diplomatic encounters, studies examining the cultural exchanges created by the routes are gaining importance again. For this reason, examining the articles and publications on the subject, is aimed to reveal the meaning and importance of roads as a knowledge transfer model and that they are part of a design system throughout history as well as their physical heritage. In the research, architectural examples, one of the most important issues of cultural interaction, were used. The samples were selected from the 'Royal Road' route, which served the Achaemenid Period and established the first great empire of the Anatolian-Iranian geography. Throughout history, this path is not just a physical path, but a very complex political, financial, design, management, organization, technology, pro duction, and millennium-year-old business model. Architectural design culture is the most concrete indicator of the cultural interaction that took place on ancient cultural routes. At the same time, we see that historical roads are a versatile and continuous communication tool as well as a source of architectural design and cultural sustainability. This is also true today.