Dergiler / Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Dergisi / 2022 / Cilt: 11 - Sayı: 1

Yatırım Tahkimi Tecrübeleri Işığında Türkiye Cumhuriyeti’nin Taraf Olacağı Yeni İkili Yatırım Anlaşmalarına Dair Öneriler

Suggestıons For New Bılateral Investment Treatıes To Be Executed By The Republıc Of Turkey In The Lıght Of Investment Arbıtratıon Experıences

Sayfa
155–190
DOI
—

Özet

Her geçen gün ikili yatırım anlaşmaları bir devlete yabancı yatırı-mın çekilmesinin aracı olarak daha fazla önem kazanmakta ve bu neden-le birçok devlet tarafından akdedilmektedir. Bu doğrultuda şu ana kadar 3000’e yakın ikili yatırım anlaşması akdedilmiştir. Öte yandan, her ne kadar ikili yatırım anlaşmalarının Türkiye tarafından yoğun bir şekilde akdedilmeye başlandığı 1980 ve 1990’lı yıllarda bu yatırım anlaşmaları-nın içerdiği hükümlerin ileride doğması muhtemel uyuşmazlıklarda ha-kem heyetleri tarafından nasıl yorumlanacağı açık bir şekilde öngörülememiştir. İkili yatırım anlaşmalarına dayanılarak Devletimiz aleyhine ya da yatırım yapılan diğer devletlere karşı açılmış olan yatırım tahkimi davalarında hakem heyetlerinin bu anlaşma hükümlerini geniş yorumladığına ve bazen yatırım yapılan devletin aleyhine değerlendirdiğine rast-lanmaktadır. Esasen, hakem heyetleri çözümledikleri uyuşmazlıklarda bir yandan yatırımcının hak ve menfaatlerini koruma amacını taşırken diğer yandan da devletin özellikle kamu güvenliği, sağlığı ve çevrenin korunmasına yönelik yasa koyma ve uygulamaya ilişkin egemenlik haklarını gözetmek durumundadırlar. Ancak bu şekilde yatırım tahkimi davalarında adil ve güvenilir kararlar verilebilecektir. Bu makalede ileride Türkiye Cumhuriyeti tarafından akdedilebilecek ikili yatırım anlaşmaları açısından beş önemli husus üzerinde durulacaktır: Birincisi Türkiye’nin özellikle yatırım yapılan devlet olması durumunda, aleyhine açılabilecek bir tahkim davasında bu tahkim sürecinin davacı tarafça suistimal edilmesinin önüne geçilmesidir. Ardından yatırımın korunmasına ilişkin yükümlülüklerin kapsamının net bir şekilde belirlenmesi, dolaylı kamulaştırma müessesesinin açık bir şekilde düzenlenmesi, hakem heyetleri-nin verebileceği tedbir kararlarının devletin egemenlik hakları ile çakış-tığı durumda nasıl bir yol izlenebileceği ve verilen hakem kararlarının ancak iptal sürecinden sonra icra edilebilir olmasına dair yeni hükümler eklenmesi konuları değerlendirilecektir.

Abstract

Bilateral investment treaties gradually gain more importance as a means to attract foreign investments and are, therefore, concluded by many countries. In this regard, nearly 3000 bilateral investment treaties were concluded around the world until today. Although it was not clear-ly foreseen how the provisions of these investment treaties would be interpreted by arbitral tribunals in possible future disputes, particularly during the 1980s and 1990s when Turkey began signing numerous bilat-eral investment treaties, it was subsequently seen that arbitral tribunals, at times, broadly interpreted the provisions of these treaties in a manner which was against the interest of the host States in question. This became evident, more so in investment arbitration cases filed against our State as well as other States throughout the years. In essence, although arbitral tribunals must aim to protect an investor’s rights and interests, they, on the other hand, are also obliged to consider State’s sovereignty rights such as legislative and administrative powers in relation to the protection of national security, public health and environment. This ap-proach and mindset may ensure the arbitral tribunals to render fair and reliable decisions in investment arbitration cases. In light of the above, this article discusses five main issues with respect to the bilateral in-vestment treaties that may be concluded by the Republic of Turkey in the future, especially for the cases where Turkey may become a host State. The prevention of abuse of process by any claimant in an arbitra-tion case that may be filed against the Republic of Turkey will firstly be examined. Then, the following topics will particularly be evaluated: the determination of the scope of obligations relating to the protection of the foreign investments, the determination of a clear definition for the term indirect expropriation, the placement of possible guidelines for interim measures issued by arbitral tribunals which may be in conflict with the sovereign rights of a State, and the inclusion of new provisions which prescribe that the arbitral awards may become enforceable only after the annulment process.