Dergiler / Türk Yoğun Bakım Dergisi / 2021 / Cilt: 19 - Sayı: 1

COVID-19 Tanılı Yoğun Bakım Hastalarında Pnömotoraks ve Subkütan Amfizem Olgularının Değerlendirilmesi

Pneumothorax and Subcutaneous Emphysema Evaluation in Patients with COVID-19 in the Intensive Care Unit

Sayfa
95–101
DOI
—

Özet

Amaç: Koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19) ile takipli yoğun bakım hastalarında pnömotoraks (PNX)/deri altı amfizem (SCE) pandeminin ilk zamanlarında yapılan tanımlamaların aksine sık ortaya çıkan bir komplikasyon olarak önemini artırmaktadır. Bu çalışma ile 3. düzey yoğun bakım ünitemizde (YBÜ) COVID-19 tanısı ile takip edilen PNX/SCE olgularının sıklığını, zamanlamasını ve olası risk faktörlerini ortaya koymak hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: On altı yataklı 3. düzey YBÜ’de, 28 Ağustos 2020 ve 20 Şubat 2021 arasında ünitemizde takip ve tedavi edilmiş tüm teyitli COVID-19 hastalarından, yatışları sırasında PNX ve SCE gelişen olgular dahil edilmiştir. Bulgular: Hedef tarih aralığında YBÜ’de COVID-19 nedeni ile 165 hasta takip edilmiş olup bu hastaların 16’sında (%9,6) PNX/SCE gelişmiştir. Bu 16 hastanın 4’ü (%25) sağ kalmıştır. Hastaların medyan yaşı 66,5 (çeyrekler açıklığı: 58,5-75,5) idi. PNX/SCE gelişen hastalarda en sık komorbidite diabetes mellitus olarak tespit edildi. Hastaların 12’sinin (%75) sigara kullanım öyküsü mevcuttu. PNX gelişen 15 (%93,8) hastanın 4’ü (%25) bilateraldi. SCE ise 9 (%56,3) hastada gelişti. PNX/ SCE saptanan 12 (%75) hasta invazif mekanik ventilasyon tedavisi altındayken, 3 (%18,8) hasta spontan solunumda, 1 (%6,2) hasta non-invazif mekanik ventilasyon tedavisi altındaydı. PNX/SCE geliştiği ana kadar oksijen desteği verilen gün sayısı tüm grupta 9 (6,25-17) gün iken, sağkalan grupta medyan değer 6 gün, ölen grupta 9 gün idi. Oksijen destek gün süresi ölen grupta yüksek olsa da istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p=0,439). Sonuç: COVID-19 pandemisinde PNX/SCE gibi komplikasyonlar uzun süreli oksijen desteğini takiben genel yoğun bakım popülasyonundan daha sık (%9,5) ve yoğun bakım yatışının daha geç döneminde (medyan 9 gün) gözlenmektedir. Bu hastaların çoğunda bir risk faktörü olarak sigara tanımlansa da PNX oranlarındaki bu artışın hem COVID-19 pnömonisi hem de sitokin fırtınasına bağlı oluşan parankimal hasar ile ilgili olduğunu düşünüyoruz.

Abstract

Objective: Pneumothorax (PNX) and subcutaneous emphysema (SCE) have increased in importance as a frequently occurring complication. This study aimed to reveal the frequency, timing, and possible risk factors in patients with PNX and SCE who are followed up with coronavirus disease-2019 (COVID-19) diagnosis in our tertiary intensive care unit (ICU). Materials and Methods: All patients with confirmed COVID-19 who were followed up and treated in our unit between August 8, 2020, and February 20, 2021, in a 16-bed tertiary ICU and who developed PNX and SCE during their hospitalization were included. Results: PNX and SCE developed in 16 (9.6%) of 165 patients who were followed up in our ICU due to COVID-19. Of these 16 patients, 3 (18.8%) survived. The median age of patients was 66.5 years (interquartile range: 58.5-75.5). Diabetes mellitus was the most common comorbidity in patients with PNX and SCE. Additionally, 12 (75%) patients had a smoking history. Of 15 (93.8%) patients who developed PNX, 4 (25%) were bilateral, and SCE developed in 9 (56.3%) patients. Twelve (75%) patients with PNX and SCE were under invasive mechanical ventilation, 3 (18.8%) under spontaneous breathing, and 1 (6.2%) under non-invasive mechanical ventilation treatment. The number of oxygen support days until the time PNX and SCE developed was 9 (6.25-17) days in the whole group, the median time was 6 days in the survival group and 9 days in the non-survival group. Conclusion: In the COVID-19 pandemic, complications, such as PNX and SCE, are more frequently observed (9.5%) than in the general intensive care population and the later period of intensive care admission (median 9 days). Smoking is defined as a risk factor in most of these patients; however, increased PNX rates are thought to be related to both COVID-19 pneumonia and parenchymal damage due to cytokine storms