Dergiler / Türk Pediatri Arşivi / 2018 / Cilt: 53 - Sayı: 3

Çocukluk çağı şişmanlığında kilo vermede etkili sosyodemografik ve klinik etmenler

Effective sociodemographic and clinical factors in weight loss in childhood obesity

Sayfa
169–176
DOI
—

Özet

Amaç: Şişmanlık, sıklığı çocukluk çağında giderek artan önemli birsağlık sorunudur. Çalışmamızda kilo vermede etkili sosyodemografikve klinik etmenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntemler: İki bin on iki (Ocak)-2016 (Eylül) arasında şişmanlık tanısı ile izlenen, en az iki kez poliklinik başvurusu olan 6-18yaş 120 hastanın dosyaları geriye dönük incelendi. Yaşları, cinsiyetleri, sosyoekonomik düzeyleri, ailede şişmanlık varlığı, ek hastalık veilaç kullanımları, geçirdikleri girişimler, egzersiz sıklıkları, ekran başısüreleri, fizik bakı bulguları ve biyokimya/hormon değerleri [tiroidişlev testleri, açlık insulin/glukoz, kolesterol düzeyleri, Homeostasismodel assestment insulin resistance (HOMA-IR) değerleri, uygulanan olgularda şeker yükleme testi sonuçları] kaydedildi. Hastalardanbaşlangıç ve son ölçülen vücut kitle indeksi standart sapması arasındaki farkın -0,2’den fazla olduğu grup “iyi kilo verenler”, -0,2’den azolduğu grup ise “iyi kilo veremeyenler” olarak tanımlandı. Oran-ortalama değer incelemelerinde SPSS 22.0 programı kullanıldı.Bulgular: Gruplar arasında ergenlik evresi anlamlı farklılık gösterdi (p=0,019), iyi kilo veremeyenlerin %65’inin, iyi kilo verenlerin ise%54’ünün evresi 4-5’ti. İyi kilo verenler grubunda ilk ölçülen vücut kitleindeksi standart sapması daha yüksekti, ayrıca egzersiz sıklığının dahayüksek, son ölçülen vücut kitle indeksi standart sapmasının ise dahadüşük olduğu gözlendi (p=0). İyi kilo veremeyenler grubunda başlangıçHOMA-IR değeri daha yüksekti (p=0,037); metformin başlanan hastalarsayısal olarak daha fazlaydı, ancak anlamlı farklılık göstermemekteydi.Çıkarımlar: Çalışmamızda iyi kilo veren olguların egzersiz sıklıklarınındaha fazla olduğu gözlenmiştir; bu nedenle fiziksel etkinliğin artırılmasının önemli bir adım olduğu görüşündeyiz. İyi kilo veremeyen olgularınergenlik evresininin daha ileri; iyi kilo veren olguların ise başlangıç vücutkitle indeksi standart sapma değerlerinin daha yüksek, HOMA-IR değerlerinin daha düşük olduğu diğer önemli çıkarımlarımızdır.

Abstract

Aim: Obesity is a more common and important health problem in childhood. We aimed to determine sociodemographic and clinical factors contributing weight loss. Material and Methods: Medical records of 120 obese patients (6- 18 years old) applied at least twice for follow-up between 2012 (January)-2016 (September) were reviewed. Age, gender, socioeconomic status, family obesity, comorbidities, medications, operations, exercise frequency, screen time, physical examination findings and biochemical/hormone values [thyroid hormone, fasting insulin/glucose, cholesterol levels, Homeostasis model assesment insulin resistance (HOMA-IR), oral glucose tolerance test results (if applied) were recorded. Patients with a difference between the initial and last body mass index standart deviation higher than -0.2 were defined as “the good losing weight” group; the rest as “the poorly losing weight” group. The SPSS 22.0 program was used for analyzes. Results: Puberty stage showed a significant difference (p=0,019); 65% of patients in the poorly losing weight group but 54% of other group were at stage 4-5 . The initial body mass index standart deviation and exercise frequency were higher in the good losing weight group, the last measured body mass index standart deviation was lower (p=0). In the other group, baseline HOMA-IR was higher (p=0.037); there were more metformin-initiated patients but the difference was not significant. Conclusion: We observed that exercise frequency was higher in cases with good weight loss; therefore, we consider that increasing physical activity is an important step. Other crucial outcomes are that the initial body mass index standart deviation is higher while HOMA-IR is lower in those cases and that puberty stage is higher in poorly weight losing patients.