Dergiler / Türk Oftalmoloji Dergisi / 2014 / Cilt: 44 - Sayı: 1
Malpractice claims in ophthalmology: A 10-year review
- Sayfa
- 1–5
- DOI
- —
Özet
Amaç: Oftalmoloji alanında tıbbi uygulama hatalarıyla ilgili sınırlı sayıda araştırma bulunmaktadır. Türkiyede tıbbi uygulama hataları ddialarında yasal makamlara bilirkişilik görevi Yüksek Sağlık Şurası tarafından da yapılmaktadır. Bu çalışmayla, yasal makamların resmi alebi üzerine oftalmoloji alanındaki tıbbi uygulama hataları iddiasıyla Yüksek Sağlık Şurasının görüş verdiği erişkin ve çocukluk yaş grubu olgularının profilinin ortaya konulması ve hekimlerin kusurlu bulunma durumlarının tartışılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: 1991-2000 yılları arasında Yüksek Sağlık Şurasınca görüş verilen 1531 olgunun kayıtları retrospektif olarak ncelendi, tıbbi uygulama hatası iddialarının 59u (%3,85) oftalmoloji alanıyla ilgiliydi, 57si çalışmaya alındı. Bu olgular; yaş, cinsiyet, ıbbi girişimin türü, sonuçları, oftalmolojik alanlara göre dağılımı, olguların tanıları, bilirkişi görüşleri ve kusurlu bulunma oranları önünden incelenerek değerlendirmeye alındı. Bulgular: Ortalama yaş 26,46±20,35 yıldı, %63,6sı erkekti. En sık rastlanılan iddialar sırasıyla; 19 olguyla (%33,3) katarakt cerrahisi, gözün travmatik yaralanmaları (%15,8) ve hatalı/yanlış rapor düzenleme (%15,8) iddialarıydı. İddiaların % 38,6sında sağlık çalışanları kusurlu bulundu. Olayların % 36,8inin özel kliniklerde veya hastanelerinde olduğu gözlendi. Dikkat eksikliğine, devlet hastanelerinde zellerden daha çok rastlanırken, yasal düzenlemelere uygun davranmama özel kliniklerde ve özel hastanelerde daha çok karşılaşılan bir durumdu. Olguların sekizinin ölümle sonuçlandığı ve altısına otopsi yapıldığı belirlendi. Sonuç: Bulgularımız, oftalmoloji alanındaki tıbbi uygulama hataları iddialarıyla ilgili verilere katkı sunmaktadır. Verilerin gözden geçirilmesi benzer tıbbi durumlarda tıbbi uygulama hatalarının ve iddialarının önlenmesi için yararlı olacaktır. (Turk J Ophthalmol 2014; 44: 1-5)
Abstract
Objectives: In the literature, there are a limited number of studies related to medical litigation in ophthalmology. We aimed to reveal and discuss the profile of medical malpractice claims and liability of clinicians involved in ophthalmology cases. Materials and Methods: We retrospectively reviewed 1531 malpractice claims reported by the Supreme Health Council of Turkey between 1991 and 2000; 59 (3.85%) were related to ophthalmology, and 57 cases could be included in the study. Data including patientsage, sex, diagnoses, and malpractice claims of judgment, distribution of ophthalmologic subspecialties and results of surgical/medical nterventions, and the distribution of liability of health workers in these reports were collected. Results: Most frequently encountered ophthalmologic events which resulted in malpractice claims were: cataract surgery ranked irst with 19 malpractice claims (33.3%) followed by traumatic injuries of the eye (15.8%), and erroneous reporting (15.8%). Health personnel were found at fault in 38.6% of the claims. Of the cases, 36.8% were placed in private clinics and hospitals. Lack of care was mostly observed in state hospitals than in private ones. Medicolegal autopsy was performed on 6 of the cases among 8 deaths. Conclusion: These findings would contribute to the data about the profile of medical malpractice claims related to ophthalmology. Revealing the data could be helpful for preventing malpractice claims and faults at similar medical conditions. (Turk J Ophthalmol 2014; 44: 1-5)