Dergiler / Türk Nöroşirürji Dergsi / 2018 / Cilt: 28 - Sayı: 2

Torakal Disk Hernilerinin Cerrahi Tedavisinde Posterolateral Yöntemler

Posterolateral Methods in the Surgical Treatment of Thoracic Disc Herniations

Sayfa
181–184
DOI
—

Özet

Torakal disk hernisi nadir bulunan ve çoğu zaman asemptomatik bir patolojidir. Asemptomatik olmaları nedeniyle genellikle tanı konulması gecikmektedir. Bu da disk hernilerinin volümünün artmasına ya da kalsifiye olmalarına sebeptir. Toplumda erkekleri kadınlardan daha sık etkilediği ve 30 ve 50 yaşları arasında pik yaptığı bilinir. Sıklıkla alt torakal bölgeleri etkilerler. Spinal cerrahlar açısından tedavisi ve cerrahisi zorlu olan bu patolojiler için değişik yaklaşımlar uygulanmıştır. Laminektomi ile başlayan süreçte sonuçların olumsuz olması, cerrahları daha lateralden giriş yolları aramaya itmiştir. Günümüz şartlarında uygulanan posterolateral girişimler sayesinde morbidite oranları gittikçe azalmaya başlamıştır. Genel olarak hangi girişimin tercih edileceği cerrahın tecrübesine, disk hernisinin lokalizasyonuna, disk hernisinin kalsifiye olup olmamasına ve hastanın genel durumuna bağlıdır. Bütün yaklaşımların birbirine karşı avantajları ve dezavantajları vardır. Genel olarak daha geniş görüş alanı sağlayan yaklaşımlar daha invazif yaklaşımlardır. Postoperatif morbidite ile karşılaşılma ihtimali daha fazladır. Yaklaşımın görüş alanı daraldıkça hastanın hastanede kalma süresi kısalır ve postoperatif dönem daha konforlu geçebilir. Genellikle geniş tabanlı kalsifiye disklerde anterior yaklaşımlar önerilir. Posterolateral yaklaşımlar farklı görüş alanları sağlasa da genellikle parasantral, foraminal disk hernilerinde endikedir. Teknolojinin gelişmesi ve cerrahların daha tecrübelenmesi nedeniyle daha minimal invazif posterolateral yaklaşımlar da görülmeye başlanmıştır. Yazımızda posterolateral yaklaşımlardan transpediküler, kostatransversektomi, transfaset, lateral ekstrakaviter ve transforaminal yaklaşımları anlatmaya çalışacağız.

Abstract

Thoracic disc herniation is a rare and often asymptomatic pathology. Because these lesions are asymptomatic, their diagnosis is usually delayed. This causes volumetric increase in and calcification of the intervertebral disc. It is known that men are affected more frequently than women and the condition is observed at the age of 30 to 50 years in the population. The lower thoracic regions are usually affected. Various approaches have been used for these pathologies which are difficult to treat for spinal surgeons. The negative consequences of various procedures, beginning with laminectomy, have forced surgeons to seek more lateral approaches. The morbidity rates are beginning to decrease thanks to the posterolateral interventions used today. Generally, which intervention is preferred depends on the experience of the surgeon, the location of the herniated disc, whether the disc herniation is calcified, and the general condition of the patient. All approaches have advantages and disadvantages. In general, approaches that provide a wider view are more invasive and the likelihood of encountering postoperative morbidity is greater. The patient's hospital stay is usually reduced with approaches that provide a narrower view and the postoperative period can be more comfortable. Anterior approaches are generally recommended for broad-based and calcified discs. Although posterolateral approaches provide different fields of view, they are often indicated in paracentral and foraminal disc herniations. More minimal invasive posterolateral approaches have begun to be seen because of the development of the technique and the more experienced surgeons. In our manuscript, we will try to describe transpedicular, costostransversectomy, transfacet, lateral extracavitary and transforaminal approaches.