Dergiler / Türk Nöroşirürji Dergsi / 2019 / Cilt: 29 - Sayı: 3
Kelebek Glioblastomalarda Agresif Cerrahi mi Yoksa Biyopsi mi Yapılmalı?
- Sayfa
- 290–293
- DOI
- —
Özet
Glioblastoma (GBM) en yaygın primer malign beyin tümörüdür. Gliolastoma korpus kallozum boyunca uzanım yaptığı zamankelebek görüntüsü oluşturması nedeniyle “kelebek glioblastom (kGBM)” olarak adlandırılır. kGBM’ler tüm glioblastomaların yaklaşıkolarak %3’ünü oluşturur. Kelebek glioblastomalara yönelik yaklaşımın tarihsel sürecine bakıldığında ilk dönemlerde sadece palyatifyaklaşım, biyopsi ve palyatif yaklaşım, biyopsi ve adjuvan kemoterapi seçeneklerinin kullanıldığı görülmektedir. Bununla birliktegerek cerrahi tekniklerin gerekse de cerrahiye yardımcı araç ve gereçlerin gelişmiş olmasına bağlı olarak kGBM’lere yaklaşımda dahaagresif cerrahi rezeksiyonlara yönelmeye başlandığını görmekteyiz. Çalışmalardan elde edilen veriler yorumlandığında uygun hastaseçimi ile eskiye nazaran daha agresif rezeksiyonların ek komplikasyon geliştirmeden sürvey üzerine önemli etkilere sahip olduğunugörmekteyiz. Agresif rezeksiyonun bir diğer avantajı da özellikle ileri moleküler çalışmalarda kullanılmak üzere daha fazla doku eldeedebilmeye olanak sağlamasıdır. Her ne kadar literatürde sınırlı sayıda çalışma olsa da kGBM’lerde agresif rezeksiyonun ümit vaatettiği görülmektedir.
Abstract
Glioblastoma is the most common primary malignant brain tumor. When a glioblastoma crosses the corpus callosum, it causes a butterfly image which is called a ‘butterfly glioblastoma (bGBM)’. bGBMs account for approximately 3% of all glioblastomas. The historical approaches to butterfly glioblastomas consist of the palliative approach, biopsy and palliative approach, and biopsy and adjuvant chemotherapy options. However, due to the development of both surgical techniques and surgical aids and tools, we see that more aggressive surgical resections are now being used in the surgical management of bGBM. When the data obtained from the studies are interpreted, it is seen that more aggressive resections with appropriate patient selection have significant effects on survival, without additional complications. Another advantage of aggressive resection is the ability to obtain more tissue, especially for use in advanced molecular studies. Although there is a limited number of studies in the literature, aggressive resection in bGBM is promising