Dergiler / Türk Nöroşirürji Dergsi / 2020 / Cilt: 30 - Sayı: 2

Kraniofasial Yaralanmalar

Craniofacial Injuries

Sayfa
232–238
DOI
—

Özet

Travma özellikle gelişmiş toplumlarda en sık ölüm nedenlerindendir. Trafik kazaları dünya genelinde en sık kraniofasial yaralanmanedenidir. Kraniofasial bölge visserokranyum ve nörokranyumdan oluşur. Travmatik kraniofasial kırıkların tedavisi ve yönetimimultidisipliner yaklaşım gerektirir. Bilgisayarlı tomografi tanıda ve tedavinin planlanmasında en önemli yol göstericidir. Kafa içibasınç artışına yol açan epidural, subdural ve parankimal hematom, ciddi kafa tabanı vasküler yaralanmalar ve beyin parankiminingöründüğü açık kırıklar acil cerrahi müdahale gerektirir. Beyin omurilik sıvı kaçağı ve pnömosefali gibi durumlar elektif şartlardacerrahi tedavi gerektiren durumlardır. Kafa tabanı tamirinde öncelikle hasarlı sinüslerin debridmanı enfeksiyonları önlemek içintemel prensiptir. Kraniofasial travma sonrası hastanın multdisipliner yaklaşımla değerlendirilmesi ve tedavisinin uygulanması tedavibaşarısını belirler.

Abstract

Trauma is the most common cause of mortality, especially in developed countries. Traffic accidents are the most common cause of craniofacial injuries worldwide. The craniofacial region is composed of the viscerocranium and the neurocranium. Traumatic craniofacial fractures require a multidisciplinary approach for treatment and management. Computed tomography is the main tool for the diagnosis and treatment plan. Emergent surgical treatment is indicated in case of increased intracranial pressure (due to subdural, epidural or parenchymal hematomas), severe skull base vascular injury, and open skull fractures with exposed brain parenchyma. The main principle of skull base reconstruction is debridement of the traumatized sinuses to prevent infections. A multidisciplinary approach and treatment are important parameters that determine treatment success in craniofacial injury.