Dergiler / Türk Nöroloji Dergisi / 2016 / Cilt: 22 - Sayı: 4
Yaygın Gelişimsel Bozukluğu Olan Çocuklarda Klinik ve Elektroensefalografi Bulguları
- Sayfa
- 167–176
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışma yaygın gelişimsel bozukluk (YGB) tanısı almış 43 olguda, klinik ve inceleme bulguları arasındaki ilişkilerin gösterilmesi amacını taşımaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Çocuk Nörolojisi ve Çocuk Psikiyatrisi Poliklinikleri'nde görülerek otizm tanısı almış çocuklarda gerçekleştirilmiştir. Olgular nörolojik ve psikiyatrik yönden ayrıntılı anamnez ve muayene ile değerlendirilmiş, gelişimsel testleri, uyku elektroensefalografileri (EEG), bazılarında kranyal manyetik rezonans görüntüleme incelemeleri yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya alınan 43 olgunun yaşları 2,7-14,0 arasında, ortalama yaş 7,6±2,8, erkek/kız oranı 3,3 olarak bulundu. Sistemik ve nörolojik muayeneler ve ileri tetkiklerde otizme neden olabilecek özgül hastalık bulgusu saptanmadı. Stereotipik hareketler 28 (%65,2) olguda vardı; en sık gözlenenler el-kollarda kanat çırpma idi. Epileptik nöbetler sekiz (%18,6) olguda, ateşli nöbet öyküsü dokuzunda (%20,9) vardı. Olguların 14'ünün (%32,6) otistik regresyondan geçtiği, 29'unda (%67,4) klinik tablonun baştan itibaren geri olduğu belirlendi. Regresyonu olan 14 olgunun üçünde, regresyon öyküsü olmayan 29 çocuğun beşinde nöbet öyküsü vardı. EEG incelemeleri 21 (%48,8) çocukta normal sınırlarda bulundu. EEG'lerinde epileptiform aktivite (EA) olanların sayısı 22 (%51,2) idi. Otistik regresyondan geçen 14 olgunun dokuzunda (%64,3), regresyonu olmayan 29 olgunun 13'ünde (%44,8) EA saptandı. EA'sı olan 22 olgunun altısında (%27,3) nöbet öyküsü vardı. Sonuç: YGB tanısı ayrıntılı anamneze, kapsamlı psikiyatrik ve nörolojik muayeneye dayanır. Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı tanı kriterleri ile çeşitli ölçeklerden yararlanılır. Az sayıda olguda tanı konabilir bir hastalık tabloya eşlik etmekte, bu nedenle rutin ve ileri incelemelerin çok yararı ol(a)mamaktadır. EEG ise hem beynin temel biyoelektrik aktivitesinin değerlendirilmesi, hem de otizmde -epileptik nöbeti olmayan olgularda bile- sıklıkla görülebilen EA'ların saptanması ve takibi açısından değerlidir. Otistik regresyonlu olgulara, bu zaman diliminde yapılan ve uykuyu içeren EEG incelemelerinin, potansiyel yararı olabilecek antiepileptik ilaç tedavilerine kanıt sağlayabileceği akılda tutulmalıdır. Regresyon öyküsü olan/olmayan otistik olgularda süreç içinde yapılacak EEG tetkiklerinin stereotipik hareket ve tikler ile nöbetlerin ayırıcı tanısında katkı sağlayabileceği, ayrıca subklinik EA'ların saptayabileceği düşüncesindeyiz.
Abstract
Materials and Methods: This study on children with autism was performed in child neurology and child psychiatry outpatient clinics. After neurologic and psychiatric detailed history and examinations, developmental tests were performed and electroencephalographies (EEGs) were recorded. Results: In the systemic and neurologic examinations and investigations, findings of a specific disease that could cause autism was not detected. Among 34 of 43 patients, history of febrile seizures existed; eight patients (18.6%) had epileptic seizures, 14 (32.6%) had a period of autistic regression, and in the remaining 29 patients, the clinical picture had been present since birth. Among the 14 patients with regression, three had epileptic seizure histories. Twenty-two patients (51.2%) showed epileptiform activity (EA) in their EEGs. In 14 patients with autistic regression, nine (64.6%) had EA. Of the 29 patients with no history of regression, 13 (44.8%) had EA. In the group of 22 patients with EA, six (27.3%) had a history of seizures. Conclusion: The diagnosis of PDD is made according to detailed history and examination. A certain disease that can be diagnosed co-exists in only a small percent of patients. For this reason, laboratory tests can not show much benefit. On the other hand, EEG recordings have great importance in the measurement of background activity of the brain and the existence of EA. During autistic regression, EEG recordings can have great benefits for patients with or without clinical seizures. It may be possible to distinguish between stereotypical movements, tics and epileptic seizures with EEG recordings, which will be repeated in time in these patients.