Dergiler / Türk Nöroloji Dergisi / 2021 / Cilt: 27 - Sayı: 3

İdyopatik İntrakraniyal Hipertansiyona Yaklaşımda Güncel Bakış

Current Overview of Idiopathic Intracranial Hypertension

Sayfa
219–228
DOI
—

Özet

Sıklıkla doğurganlık çağındaki obez kadınlarda görülen, “psödotümör serebri” ya da diğer adıyla “idyopatik intrakraniyal hipertansiyon (İİH)” tanımlanabilir nedensel faktörler olmaksızın görülen intrakraniyal basınç artışıdır. Hem kalıcı görme kaybı hem de sanılandan yüksek nüks riski nedeniyle İİH’li hastalar multidispliner bir yaklaşımla, uzun süre yakından takip edilmelidir. Her hasta için yapılacak bireye özgü planlama ile baş ağrısı ve papilödemin şiddeti, görme kaybının varlığı, tıbbi tedaviye alınan yanıt ve komorbid durumlar göz önünde bulundurularak İİH tedavisi düzenlenmelidir. Kilo verme ve asetozolamid ile yeterli fayda görülemediği durumlarda hızla diğer medikal ve izleyen dönemde cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir. İİH’nin patogenezi tam olarak bilinmediği için, farklı teorileri destekleyen tedavi seçenekleri mevcuttur. Yeni gelişen ve klinik deneyimin son yıllarda arttığı farklı tedaviler ile hastalarda kalıcı komplikasyonların gelişme riskinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Bu derlemenin amacı İİH tedavisindeki seçeneklerin güncel yaklaşımlar ile değerlendirilmesi ve klinisyene karar verme sürecinde yardımcı olabilmesidir.

Abstract

Pseudotumor cerebri, also known as idiopathic intracranial hypertension (IIH), is an increment in the intracranial pressure without identifiable causal factors. The disorder is frequently seen in obese women of childbearing age. Due to both permanent vision loss and higher risk of recurrence than previously thought, patients with IIH should be followed closely using a multidisciplinary approach. IIH treatment should be arranged considering the severity of headache and papilledema, presence of vision loss, response to medical treatment, and comorbid conditions, with individual planning for each patient. In patients where weight loss and acetazolamide are insufficient for symptoms’ resolution, other medical and surgical treatment options should be evaluated rapidly. Because the pathogenesis of IIH is not fully known, treatment options support different theories. With the increase in clinical experience, the aim is to prevent the risk of developing irreversible complications in patients using different treatments, which have recently been developed. This review aimed to evaluate IIH treatment options using current approaches and help physicians in the decision-making process.