Dergiler / Türk Kolon ve Rektum Hastalıkları Dergisi / 2021 / Cilt: 31 - Sayı: 1

Laparoskopik Cerrahi Sonrası Patolojik Pnömoperitoneumun Belirlenmesi

Identifying Pathological Pneumoperitoneum After Laparoscopic Surgery

Sayfa
62–64
DOI
—

Özet

Amaç: Bu çalışma, laparoskopik cerrahi sonrası pnömoperitoneum sıklığını ve şiddetini analiz etmeyi ve olası bağırsak perforasyonuna bağlı pnömoperitoneumu rutin laparoskopi sonrası gelişen pnömoperitoneumdan ayırt etmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Laparoskopik cerrahiden sonra pnömoperitoneum birkaç gün devam eder ve laparoskopik cerrahinin bağırsak perforasyonu komplikasyonuna bağlı patolojik pnömoperitoneumu maskeleyebilir. Bu çalışma, bu konuya basit bir radyolojik çözüm bulmayı, böylece patolojik bağırsak perforasyonunun en erken dönemde tespit edilerek düzeltici önlemler alınabilmesini amaçlamaktadır. Bulgular: Laparoskopik cerrahiden sonra bağırsak perforasyonu gelişen 4 hastamız vardı. Tamamında klinik bulgular belirsizdi ve net olarak peritoniti düşündürmüyordu. Serbest gaz, devam eden karbondioksit pnömoperitoneuma atfedildiği için ameliyat sonrası 1. gündeki radyolojik testler sonuçsuz kaldı. Bu nedenle, klinik belirtiler bariz olana kadar, yeniden laparoskopi 48 saat ertelendi. Bu senaryo, laparoskopi sonrası devam eden karbon dioksit pnömoperitoneumu patolojik pnömoperitoneumdan ayırt etmek için zorluk oluşturmuştur. Sonuç: Ameliyattan sonraki ilk günde, olağan laparoskopik prosedürlerde, diyafram altındaki hava miktarını göğüs grafisi ile ölçmeye ve bunu laparoskopik cerrahi sonrası iyatrojenik bağırsak perforasyonu gelişen 4 hastamızdaki diyafram altındaki hava miktarı ile karşılaştırmaya karar verdik. Laparoskopi sonrası iyatrojenik barsak perforasyonu diyafram altında daha geniş bir hava görünümü ile karakterizedir ve en geniş noktada genişliği 1,5-2 cm arasında değişmektedir. Bu nedenle, basit bir göğüs röntgeni, bağırsak perforasyonu komplikasyonunu düşündürebilir ve ameliyat sonrası en erken dönemde bilgisayarlı tomografi görüntülemesi veya yeniden laparoskopi gibi daha ileri araştırmaların gerekliliğine işaret edebilir

Abstract

Aim: The study aims to analyze the frequency and extent of pneumoperitoneum after laparoscopic surgery and to differentiate routine post laparoscopy pneumoperitoneum from pneumoperitoneum due to possible bowel perforation. Method: Pneumoperitoneum after laparoscopic surgery persists for a variable number of days and can mask pathological pneumoperitoneum due to the complication of bowel perforation at laparoscopic surgery. This study aims to find a simple radiological solution to this issue, so that pathological bowel perforation can be detected at the earliest and corrective action taken. Results: We had four cases of bowel perforation after laparoscopic surgery, and, the clinical signs were subtle and not clearly indicating any peritonitis. Radiological tests on post operative day 1were inconclusive, as free gas was attributed to persisting carbon dioxide pneumoperitoneum. Hence a relook laparoscopy was delayed for 48 hrs ,when clinical signs were obvious. This scenario presented a challenge to distinguish persisting carbon dioxide pneumoperitoneum post laparoscopy from pathological pneumoperitoneum. Conclusion: We decided to measure by X-ray chest the width of gas under diaphragm in the usual laparoscopic procedures, on the first post operative day and compare this with the width of gas under diaphragm in the four cases of iatrogenic bowel perforation post laparoscopic surgery. It was found that iatrogenic bowel perforation at laparoscopy is characterized by a wider gas under diaphragm, with the width at widest point ranging from 1.5 cms to 2.0 cms. Hence a simple xray chest could raise suspicion of a bowel perforation complication , and dictate further investigations like computed tomography scan or relook laparoscopy at the earliest post operative period