Dergiler / Türk Klinik Biyokimya Dergisi / 2017 / Cilt: 15 - Sayı: 3

Poliklinik, Servis ve Acil Kanlarında Numune Red Analizi: Eğitim ve Yeni Yaklaşımlar

Sample Rejection in Outpatient, Inpatient and Emergency Bloods: Traning and New Approaches

Sayfa
119–128
DOI
—

Özet

Amaç: Preanalitik evrede uygunsuz numunelerin red edilmesi laboratuvar sonuçlarının kalitesi açısından önem taşımaktadır. Çalışmamızda poliklinikler, servisler ve acil ünitelerden gelen kan örneklerinin numune red analizinin yapılması, red oranlarının azaltılmasında verilen eğitimin etkinliğinin değerlendirilmesi ve alınacak yeni önlemlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Laboratuarımızda 1 Ocak- 31 Ekim 2016 tarihleri arasında red edilen kan numunelerine ait veriler laboratuvar bilgi sisteminden retrospektif olarak elde edilmiş ve değerlendirilmiştir. Numuneler red nedenine, alındığı birime ve numune türüne göre incelenmiştir. Mayıs ayı sonunda hemşirelere eğitim verilmiştir. Bulgular: Toplam numune red oranı %1.30' dur. Toplam, poliklinik ve servis numune red oranları eğitim sonrasında eğitim öncesine göre istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunmuştur (sırasıyla, p=0.009, p= 0.001, p=0.001). Numunelerin %40.26'sı yetersiz, %30'u pıhtılı, %12.99' u hemolizli, %4.88'i yanlış istem, %4.23'ü yanlış numune, %7.63'ü diğer nedenler olması gerekçeleriyle red edilmiştir. Red edilen servis numuneleri en sık yetersiz (%45,95) ve koagülasyon (%54.44) numunesi olarak; red edilen poliklinik numuneleri en sık yetersiz (%52.75) ve biyokimya (%44.97) numunesi olarak; red edilen acil numuneleri en sık pıhtılı (%41.7) ve kan gazı (%56,45) numunesi olarak gelmiştir. Sonuç: En sık red nedeni yetersiz numunedir. Eğitim toplam, servis ve poliklinik kanlarındaki numune red oranlarını azaltmıştır. Standardize edilmiş uygulamalı eğitimler, küçük gruplar halinde ve tüm personele periyodik olarak uygulanmalıdır. Numune red oranlarımızın daha fazla düşürülmesinde, profesyonel flebotomi ekipleri kurulmasının ve laboratuvarımızın öncelikli preanalitik evre kalite göstergelerinin belirlenerek bir preanalitik evre dış kalite güvence programınına katılım sağlanmasının etkisi olacağı düşünülmektedir.

Abstract

Purpose: Rejection of unsuitable samples is important for the quality of the laboratory results. In our study, it is aimed to perform sample rejection analysis of blood samples from outpatient, inpatient and emergency units and to evaluate the effectiveness of the training in reducing sample rejection rates and to determine new measures to be taken.Materials and Methods: Rejected blood samples data receive from laboratory information system between January 1 and October 31, 2016 were evaluated retrospectively. The samples were evaluated according to the reject reasons, the unit from which blood is taken and the type of samples. At the end of the May nurses were trained.Results: Total sample rejection rate is 1.30%. Total, outpatient and inpatient samples rejection rates were found statistically significantly lower after training than before training (p=0.009, p=0.001, p=0.001, respectively). Samples were rejected due to 40.26% insufficient volume, 30% clotted, 12.99% hemolyzed, 4.88% false request, 4.23% false sample and 7.63% due to other reasons. Inpatient (45.95%) and outpatient (52.75%) samples were most frequently rejected because of insufficient volume. Emergency samples were most frequently rejected because of clotted samples (41.7%). Conclusion: The most common cause of sample rejection is insufficient volume.Training reduced sample rejection rates in total, inpatient and outpatient blood. Standardized practical trainings should apply in small groups to the all staff periodically. In order to reduce our sample rejection rates further, it is recommended to establish professional phlebotomy teams and to determine our preferred preanalytical phase quality indicators and to participation in a preanalytical external quality assurance program.