Dergiler / Türk Klinik Biyokimya Dergisi / 2020 / Cilt: 18 - Sayı: 2

Pnömatik Tüp Taşıma Sisteminin Hemoliz Üzerine Etkisi: Klinik Olarak Anlamlı mı?

Effect of Pneumatic Tube Delivery System on Hemolysis: Is it Clinically Significant?

Sayfa
85–91
DOI
—

Özet

Amaç: Hastanelerde laboratuvara örnek taşınması için kullanılan pnömatik tüp sistemi elle taşımaya göre daha hızlı, otomatize bir yöntemdir. Ancak, taşınan örneklerde sistemin yapısına ve hızına bağlı olarak hemoliz oluşabilir. Bu çalışmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde kurulu olan pnömatik tüp sisteminin hemolize neden olup olmadığını ve sonuçlar arasında hemolize bağlı fark varsa bunun klinik olarak anlamlılığını araştırmayı hedefledik. Gereç ve yöntem: 100 sağlıklı donörden alınan kanlar 5 mL’lik 6 jelli tüpe konuldu. Beş tanesi 3-4 mL kanla doldurulup birisi kontrol grubu olarak elle, diğer dördü ise hastanenin farklı uzaklıktaki birimlerinden pnömatik tüp sistemi ile laboratuvara ulaştırıldı. Altıncı tüp ise tam doldurularak en uzun mesafeden gönderildi. Tüm örneklerde aspartat aminotransferaz, laktat dehidrogenaz, potasyumun serum seviyeleri ölçüldü. Bu farkın klinik olarak anlamlı olup olmadığının değerlendirilmesi Dr. Fraser’ın biyolojik varyasyonu temel alan tekrarlanabilirlik/bias formulü kullanıldı. Bulgular: LDH düzeyleri, tüm birimlerden pnömatik tüp sistemi ile gönderilen ve tamamen dolu olmayan numunelerde anlamlı olarak yüksek bulundu. Tam dolu gönderilen numunelerde ise anlamlı fark bulunmadı. AST ve potasyum düzeylerinin ameliyathanelerden gelen örneklerde yüksek, tam dolu tüpte ise kontrolden daha düşük, poliklinik kan alma biriminden gelen örneklerde anlamlı bir fark olmadığı görüldü. Oluşan hemolizin sonuçlar üzerine etkisinin klinik olarak anlamlı olup olmadığı değerlendirildiğinde, potasyumda tüm birimlerden gönderilen örnekte anlamlı fark olan sonuç sayısı %5’i geçmezken, AST’de %5 – 10 arasında, LDH’da ise tüm rotalarda %30 ve üzerindeydi. Sonuç: Hastanelerde kullanılan pnömatik tüp sistemleri, hız, mesafe ve taşıyıcılar içindeki tüplerin hareketine ve çarpmasına bağlı olarak hemolize neden olmaktadır. Örneklerin uygun şekilde paketlenmesi, taşıyıcılar içinde sünger kullanılması ve tüplerin tam doldurularak çalkalanma oranının azaltılması hemolizi azaltmaktadır.

Abstract

Purpose: A parameter associated with the result of a measurement that characterises the dispersion of the values that could reasonably be attributed to the measurand is defined as measurement uncertainty (U). Measurement uncertainty is very important for the clinician to provide medical judgement, diagnosis and treatment. The aim of this study was to determine the measurement uncertainty of fT4, fT3 and TSH parameters in our laboratory. Material and Methods: In this study, measurement uncertainty calculation was done using Nordtest guide model. Standard, combined and expanded uncertainty values were calculated with this model. Results: Expanded uncertainty was calculated 17.93% for TSH. We found measurement uncertainty of fT4 and fT3 were % 8.83 and %9.13, respectively. Expanded uncertainty of fT4 was found to be higher when compared to %TEa values of Westgard. Conclusion: All changes may affect the uncertainty in the laboratory. Therefore, it must be constantly monitored and uncertainty estimates should be improved by adding more data.