Dergiler / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 1998 / Cilt: 26 - Sayı: 6
Mekanik protez kapak trombozunun trombolitik tedavisinde seri transözofajiyal ekokardiyografinin klinik değeri
- Sayfa
- 330–340
- DOI
- —
Özet
Trombolitik tedavi (TT) protez kalp kapak trombüsünün (PKT) tedavisinde, cerrahi trombektomi ve yeni kapak replasmanı bir seçenek olarak kullanılmaktadır. Ancak, tanı kriterleri, TT endikasyonları ve uygulama yöntemleri standardize edilmemiştir. Obstrüktif (O) tipteki PKT'lerde TT uygulaması ile ilgili olarak ayrıntılı ve yerleşmiş esaslar mevcut olmadığı gibi, nonobstrüktif (NO) PKT'lerde TT'nin kabul edilebilir bir tedavi yaklaşımı olup olmadığı da tartışmalıdır. Çalışmamız, PKT'larında daha etkin ve emniyetli TT için transözofajiyal ekokardiyografi (TEE) rehberliğinde tedavinin potansiyel değerini araştırmayı, PKT'ının TEE ile belirlenmiş olan morfolojik özelliklerinin (obstrüksiyon, mobilite) ve fibrinolitik madde infüzyon protokolünün (hızlı veya yavaş) TT başarısı ve komplikasyonlar bakımından klinik önemini araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışma grubu 32 PKT (mitral 24, aortik 6, mitral ve aortik l, triküspid 1) nedeniyle 50 kez TT uygulanan 28 olgudan (K 18, E 10, yaş ört. 36 ± 122) oluşmaktadır. Obstrüktif PKT ve embolizasyon öyküsü bulunan veya kitlesi büyük (tabanı $geq$ 10 mm ve/veya mobil bölüm uzunluğu $geq$ 5 mm) NO PKT'leri bulunan olgular TT aday olarak kabul edilmişlerdir. İlk PKT epizotlarının tümünde kullanılan fibrinolitik ajan streptokinaz (SKZ) olup, serimizin ilk 13 olgusunda 1.5 milyon ü 3 saat içinde, daha sonraki 14 olguda ise, 60.000-100.000 ü/saat şeklinde 15-24 saat içinde uygulanmıştır. Ürokinaz (n=2) veya rt-PA (n=7) PKT nüksü veya 2 doz SKZ'a rağmen cevapsız kalan olgularda tercih edilmiştir. Tüm epizotlar için TT başarı oranı % 88 (29/33) olup, mitral ve aortik PKT'ler için sırasıyla % 88 (22/25) ve %85.7 (6/7) olarak belirlenmiştir (p>0.0). Triküspid PKT olgusunda ise tam başarı elde edilmiştir. Nihai TT başarısının kapak tipi, trombüs morfolojisi (obstrüksiyon, mobilite), NYHA sınıfı ve SKZ infüzyon protokolü (hızlı veya yavaş) ile ilişkili olmadığı bulunmuştur. Trombolitik tedavi komplikasyonları 6 (% 18.7) trombotik epizotta görülmüş, majör komplikasyon olarak ölüm l (%3.1), koroner ve serebral embolizasyon l'er (%3.1), minör kanama ise 3 (%9.3) epizotta gelişmiştir. Tüm majör komplikasyonların hızlı SKZ infüzyonu grubunda oluştuğu dikkati çekmiştir.Sonuç olarak; (1) TEE PKT nin morfolojik özelliklerinin ayrıntılı olarak tanımlanmasına katkıda bulunduğunu, (2) TT başarısının mitral ve aortik PKT'lerinde fark göstermediğini, (3) yavaş SKZ infüzyonunun embolik komplikasyonları azaltabildiğini, (4) fonksiyonel kapasitenin (NYHA class III-IV) TT başarısını sınırlamadığını, ve (5) sadece obstrüktif olanların değil, nonobstrüktif PKT'lerin de, embolik olaylara yatkın olmaları nedeniyle TT için endikasyon oluşturduğunu düşünmekteyiz.