Dergiler / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 1999 / Cilt: 27 - Sayı: 8

Hesaplanan kardiyovasküler olay nisbi riski korunma kılavuzu doğrultusunda çokmerkezli riskyük çalışmasında %44 azaltıldı

Estimated 44% relative cardiovascular event risk reduction achieved in the multicenter riskload study, implemented along the coronary prevention guidelines

Sayfa
527–542
DOI
—

Özet

Koroner kalp hastalığı (KKH) riski yüksek ya da hastalığa yakalanmış kişilerde Koroner Kalp Hastalığından Korunma Kılavuzu doğrultusunda önlem almak suretiyle ülkemiz koşullarında KKH riskini azaltmayı gösterme amaciyle, 26 birimin katıldığı çokmerkezli bir çalışma yapıldı. Çalışmaya alınan 2021 gönüllüden 6 ay izlenen 1255 ve 12 aylık uygulamayı tamamlayan 970 bireyin sonuçları açıklanmaktadır. Çalışmaya girmek için bireylerin, başlangıçta Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin KKH risk skalasına göre, önlerindeki 10 yıl içinde en az %20-40 kardiyovasküler olay riskine sahip olması şartı koşuldu. Çalışmaya alınanlar tesadüfen neredeyse eşit sayıda her iki cinsiyetten ve neredeyse eşit sayıda primer ve sekonder korunma kapsamındaki (KKH) kişilerden oluştu. Laboratuvar tahlilleri her merkezin bünyesinde yapıldı. Hedef nokta olarak, Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin KKH risk skalasına göre belli periyodlardaki risk azalmasının boyutu ele alındı ve bunun belirleyicileri incelendi. Risk kategorilerinde başlangıçla son vizit arasında meydana gelen dağılım farklarının anlamlılığı Wilcoxon ve Mann-Whitney U istatistik testleriyle değerlendirildi. Ayrıca, her bireyin verilerinden Framingham risk skorları hesaplanarak, koroner riskteki ortalama azalma saptanmaya çalışıldı. Risk azalmasını belirleyen bağımsız etkenlerin varlığı, çokdeğişkenli regresyon analiziyle incelendi. Çalışmayı sona erdirmeyenler arasında, risk faktörleri bakımından sadece diyabeti olmayanlar ve erkekler daha sıktı. Toplam izleme süresinin 1245 hasta-yılı olduğu çalışmada, primer hedef noktası olan ortalama koroner risk yükü başlangıçta %25.4 iken, mutlak olarak 3 ay sonunda %6.5, altı ay sonunda %9.4, 12 ay sonunda da %11.7 azaltıldı. Bu, tedavi önlemlerinin bir yıl boyunca sürdürüldüğü kişilerde, başlangıç riskinin %44 oranında düşürülebileceği anlamına geldi. Bu oran, 5 randomize lipid düşürücü çalışmada sağlanan ortalama nisbi risk indiriminden yarı yarıya daha çoktu, ve bu başarı önlemlerin çokyönlülüğü ile açıklanabildi. Birçok risk etmeninde düşüşün yıl boyunca sürdüğü gözlendi. Çalışma sonunda risk düzeyinde azalmanın bağımsız etkenleri olarak kadın cinsiyet ve yaşın dışında, başlangıç risk düzeyi, diyabet yokluğu, sigara içme, TK/HDL-K oranı, hasta uyumu, hipertansiyon ve lipid düşürücü tedavi yokluğunun girdiği anlaşıldı. Kardiyovasküler olay riskinde kadınlarda erkeklerden fazla düşüş kaydedildi. Koroner hastalarında %43.7 risk azalması gelişirken, primer korunma kapsamında %46 oranında nisbi azalma ortaya çıkması anlamlı değildi. Sigara içmeyenlere kıyasla, içenlerde risk azalması daha belirgindi. Diyabetlilerde risk indirimi biraz daha kısıtlıydı. En sık görülen risk faktörü olan hipertansiyonu olmayanlarda 12 ay sonunda mutlak olarak sadece %7.4 düşen koroner risk, hipertansiyonlularda %12.6 düzeyinde düştü (p 0.1). Anılan risk indirimlerine çalışma sonunda LDL-K'de %25.4 azalma, HDL-K'de %16.2 artış, sistolik kan basıncında 26 mmHg düşme eşlik ediyordu. Sigara içenlerin yarısı terketmeyi başardı.Sonuç olarak, eşit sayıda yüksek riskli erkek ve kadın bireyler ile koroner hastalarından oluşan 1000 kişinin Kılavuz doğrultusunda tedavi edilmesi durumunda, önlerindeki on yılda 115-120 kişide kardiyovasküler olayların gelişmesinin önlenebileceği yargısına varıldı.