Dergiler / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2000 / Cilt: 28 - Sayı: 7

Normotansif bireyler ve tedavi edilmemiş hipertansiflerde bazı ambulatuvar kan basıncı değerlerinin sol ventrikül kütle indeksi ile ilişkisi

Relation between some ambulatory blood pressure parameters and left ventricular mass index in normotensive subjects and untreated hypertensive patients

Sayfa
432–438
DOI
—

Özet

Klinikte ölçülen kan basıncı (KB) değerlerinin sol ventrikül kütle indeksi (SVKİ) ile zayıf bir ilişki içerisinde olduğu bilinmektedir. Buna karşın, ambulatuvar kan basıncı monitörizasyonu (AKBM) ile elde edilen kan basıncı parametreleri ofiste ölçülen değerlere nazaran daha değerlidir. Ancak, hangi AKBM veri veya verilerinin SVKİ ile daha iyi korelasyon gösterdiğine açıklık getirilmemiştir. Bu çalışmada, normotansif bireyler ve tedavi edilmemiş hipertansiflerde bazı AKBM parametrelerinin SVKİ ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma, 48 normotansif (35 kadın, 13 erkek; ortalama yaş: 44.3±11.4 yıl) ve 33 hipertansif hasta (23 kadın, 10 erkek; ortalama yaş: 54.6±13.1 yıl) olmak üzere toplam 81 olguda yapılmıştır. Tüm olgulara 48 saat AKBM uygulanmış ve M-mod ve iki-boyutlu ekokardiyografi yapılmıştır. Bazı olgulara gerçek uyku-aktivite dönemlerini belirlemek amacıyla aktigraf (akselometre) uygulanmıştır. Her olguda sistolik ve diastolik KB için sırasıyla 24 saatlik, gündüz ve gece, ortalama ve load (belirlenmiş limitlerin üzerindeki KB değerlerinin yüzdesi), değerleri elde edilmiştir. Bu parametrelerin SVKİ ile olan ilişkisi korelasyon analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Hipertansif kişilerde tüm sistolik KB parametrelerinin SVKİ ile olan ilişkisi diyastolik KB değerlerine göre daha yüksek bulunmuştur. Gece ortalama ve load sistolik KB değerlerinin diğer parametrelere göre SVKİ ile daha iyi bir korelasyon gösterdiği saptanmıştır (gece ortalama sistolik KB: r=0.59 ve p

Abstract

The effects of endogen hormons autocoids on coronary collateral (CC) development are not wellknown. Our study sought to investigate the effects of endogen insulin (EI) and C peptid (Cp) on CC development in cases with and wihtout NIDDM. As a study group (SG), we have taken 75 cases (23 with DM, 52 without DM), had >%90 coronary stenosis at only one coronary artery and without critical coronary stenosis (>%50) at others with retrograd CC, and as a control group(CG) we have taken 17 nondiabethic cases, had >%90 coronary stenosis at only one coronary artery and without critical coronary stenosis (>%50) at others, but no CC. EI and CP levels (after 8 hours fasting) were examined for all patients following coronary angiograms. In both groups age, sex, blood pressure, degree of coronary stenosis were similar. In SG mean CC was found less in cases with diabetes than without diabetes (1,35±0,65 and 1,73±0,74 respectively; p=0,018). Although no significant difference was found between SG and CG for insulin levels (11, 8±7,9 and 12,5±7,7 UIu respectively; p>0,05), Cp level was higher in SG (4,3±2,8 and 2,4±1,2 ng/ml respectively; p=0,004). In SG, no significant difference was found between the cases with and without diabetes for EI levels (14,1±8,6 and 10,8±7,5 UIu respectively; p>0,05), while Cp level was higher in diabetic group (5,4±3,2 and 3,8±2,5 respectively; p=0,021). Cases without diabetes in SG and CG when compared, no significant difference was found for EI levels (10,8±7,5 and 12,5±7,7 UIu respectively; p