Dergiler / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2000 / Cilt: 28 - Sayı: 12

Düzeltilmiş QT dispersiyonunun kritik koroner arter darlığını saptamada dobutamin stres ekokardiyografiye katkısı

Contribution of corrected QT dispersion (QTcd) to dobutamine stress echocardiography in diagnosing critical coronary artery stenosis

Sayfa
740–746
DOI
—

Özet

Dobutamin stres ekokardiyografi (DSE), iskemik kalp hastalığının tanısında yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Oniki derivasyonlu EKG'de en uzun QT aralığı ile en kısa QT aralığı arasındaki fark olarak tanımlanan QT dispersiyonu, ventriküler repolarizasyonun heterojenitesini gösteren bir parametredir. Bu çalışmada DSE sırasında elde edilen EKG'lerdeki düzeltilmiş QT (QTc) dispersiyonunun iskemik kalp hastalığı tanısındaki senstivite ve spesifisiteye katkısı araştırılmıştır. Koroner anjiyografi uygulanmış, 22'si erkek 8'i kadın (yaş ort 54+6 yıl) ardışık 30 hasta çalışmaya alındı. Hastalara koroner anjiyografi sonrası, 1 ay içinde dobutamin stres ekokardiyografi uygulandı. Anjiyografik darlık derecesi görsel olarak %60 ve daha fazla olan 18 hasta çalışma grubu, darlık derecesi %40'ın altına olan 12 olgu ise kontrol grubu olarak kabul edildi. İşlemden önce ve hemen sonra çekilen 12 derivasyonlu EKG'lerden QTc dispersiyonu (QTcd) hesaplandı. Dobutamin infuzyonu ile hasta grubunda QTcd 51±8 msn'den, 60±12 msn'ye anlamlı oranda artarken (p=0.023), kontrol grubunda istatistiksel olarak anlamsız bir azalma ile 49±4 msn'den 48±msn'ye düştü (p=0.471). Tek başına QTcd artışının kritik koroner arter darlığını göstermedeki sensitivitesi %56, spesifitesi %58 iken, DSE pozitifliği de beraber olursa sensitivite %50, spesifisite %92 bulundu. Sonuç olarak, DSE sırasında elde edilen EKG kayıtlarından QTcd'nin hesaplanması, testin doğruluğunu artırmaktadır. Kolay uygulanabilen bu yöntemin DSE'ye ek olarak yararlı olacağı düşünülmektedir.

Abstract

Although the relationship between slow coronary flow (SCF) and coronary ischemia has been often emphasised, there is lack of knowledge on type and degree of this relation. The aim of this study is to evaluate the correlation of TIMI frame count and phasic coronary area change in existence of SCF and coronary ischemia; and in normal coronary pattern. Method: After coronary angiography, left anterior descending coronary artery was assessed for TIMI frame rate by the number of cineframes; and systolo-diastolic internal membrane areas (IMA) change at proximal segment by the intracoronary ultrasound. Then, all the patients underwent myocardial scintigraphy. Group A; 19 (9 F, 10 M, mean age 55.5±12.1) who have SCF without ischemia on scintigraphy, Group B; 5 (2 F, 3 M, mean age 56.8±12.3) who have SCF and ischemia on scintigraphy and Group C; 13 (5 F, 8 M, mean age 57.1±11.4) who have no SCF and ischemia on scintigraphy were studied (All groups were similar for age and sex). Results: Group A and B were similar for sistolo-diastolic phasic IMA change ratios and TIMI frame counts (for both p>0.05). Systolo-diastolic IMA change ratio was lower in Group A than C (%5.1±4.4 and %13.7±6.0 respectively, p=0.00003) and TIMI frame count was higher in Group A than C (51.4±5.1 and 31.8±4.2 frames respectively, p