Dergiler / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2002 / Cilt: 30 - Sayı: 2
Primer balon anjiyoplastinin başarısız olduğu ve trombektomi ile reperfüzyon sağlanan akut miyokard infarktüsü olgusu
- Sayfa
- 119–122
- DOI
- —
Özet
Yirmi yılı aşkın süredir primer perkütan girişimler, özellikle hemodinamik bozukluğun olduğu akut miyokard infarktüslü vakalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Konvansiyonel perkütan girişimler trombolitik tedaviye kıyasla etkin ve hızlı reperfüzyon sağlamalarına rağmen, trombüsün distal kapiller yatağa yayılması müdahalenin başarısını azaltabilmektedir. Bu yazıda kardiyojenik şok tablosunda müracaat etmiş, inferior ve sağ ventrikül miyokard infarktüsü olan 78 yaşındaki bir bayan hasta sunulmuştur. Göğüs ağrısının üçüncü saatinde kliniğimize müracaat eden hasta hemodinamik tablosunun kötülüğü nedeniyle acil olarak kateter laboratuvarına alındı. Koroner anjiyografik incelemede sağ koroner arterin ortasından itibaren total tıkalı olduğu ve antegrad distal akımın olmadığı; ayrıca circumflex ve sol ön inen arterde de ciddi darlıkların olduğu görüldü. Sağ koroner arterdeki total darlık geçilmesine ve bir çok kez şişirilmesine rağmen trombüsden kaynaklanan "instabil" ortam nedeniyle balon anjiyoplasti başarılı olamadı. Bunun üzerine X-SIZER trombektomi cihazı ile ortamdaki trombüs çıkarıldı ve TIMI-III akımın sağlandığı görüldü. Fakat lezyon bölgesinde rezidü darlık kalması ve disseksiyon gelişmesi nedeniyle bu segmente stent yerleştirildi. İşlemden hemen sonra hastanın hemodinamik parametreleri ve klinik tablosunun hızla düzeldiği gözlendi. Bir hafta sonra ise sol ön inen arterindeki ciddi darlık balon anjiyoplasti ve stent uygulaması ile açıldı. Hastamız ikinci uygulamadan bir hafta sonra genel durumunda belirgin iyileşme sağlanarak taburcu edildi.
Abstract
Primary percutaneous coronary interventions were used in patients with acute myocardial infarction especially with altered hemodynamic parameters for over 20 years. Although conventional percutaneous interventions are more effective and perform reperfusion faster than thrombolytic therapy, propagation or embolisation of the thrombus to distal coronary arteries may decrease the success. In this report, 78 years old woman with inferior myocardial infarction, right ventricular infarction and cardiogenic shock was presented. She was immediately taken in catheter laboratory at the third hour of the chest pain because of hemodynamic alteration. The coronary angiography showed that, the right coronary artery was totally occluded in the middle and there was no distal antegrad flow. There was also serious obstructions in circumflex and left anterior descending arteries. The obstruction in the right coronary artery was crossed with a guidewire and in spite of multiple balloon inflations, angioplasty was unsuccessful because of thrombus. With X-sizer thrombectomy device, thrombus was extracted and TIMI-III flow was restored. After the thrombectomy, a residual obstruction remained and a dissection that did not limit the flow appeared. For this reason stent implantation was done. After this procedure hemodynamic and clinical parameters were quickly improved. One week later, the stenosis in the left anterior descending artery was treated with baloon angioplasty and stent implantation. One week after the second intervention, she was discharged with improved general condition.