Dergiler / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2003 / Cilt: 31 - Sayı: 1

Türk toplumunda koroner risk faktörü olarak HDL-kolesterol: Öngördürücülüğü, belirleyicileri ve ilişkileri

Sayfa
9–16
DOI
—

Özet

Halkımızın kardiyovasküler risk profilinde en belirgin özelliği sayılabilecek serumda HDL-kolesterol (HDL-K) düzeyi dağılımı, diğer risk faktörleriyle ilişkileri, başlıca belirleyicileri ve koroner kalp hastalığı (KKH) olasılığıyla ilişkisi, TEKHARF Çalışması 2001/02 kohortunu oluşturan yaklaşık 2350 yetişkinde kesitsel biçimde incelendi. Ayrıca, gelecekteki fatal ve fatal olmayan KKH'nı öngördürmedeki rolü, KKH tanısı alanların dışlanmış olduğu TEKHARF 1997/98 kohortunu yapan 1137 erkek ve 1225 kadında araştırıldı. HDL-K genelde Reflotron cihazıyla kuru kimya yöntemiyle, 2001 yılında çöktürmesiz direkt yöntemle ölçüldü ve kohortun %6'sını aşkın bir bölümünde bir referans laboratuvarında validasyonu yapılarak değerler ayarlandı. Ortalama yaşın 52±12 olduğu kesitsel incelemede, HDL-K ortalaması erkeklerde 38.0+10.0 mg/dl, kadınlarda 45.3+11.3 mg/dl bulundu. Yaş ilerledikçe HDL-K konsantrasyonlarında her iki cinsiyette de hafif fakat anlamlı artış kaydedildi. HDL-K erkeklerin %64'ünde, kadınların %35.5'unda 40 mg/dl'dan düşüktü. HDL-K'ün trigiserid konsantrasyonlanyla ters ilişkisi ondabir dilimlerinde belirgin biçimde ortaya çıktı. Yaşı da içeren lineer regresyon yöntemiyle incelendiğinde, sigara içimi, bel çevresi, trigliserid, bedeni hareketsizlik, insüli-nin HDL-K'ü bastırdığı, alkol içmenin bu düzeyi artırdığı anlaşıldı.HDL-K düzeyi ile C-reaktif protein değerleri ters ilişki içindeydi. Lineer regresyon modelinin eğimin-den hesaplanınca, l standart sapmaya karşılık gelen aşağıdaki farklar, HDL-K'de şu anlamlı (p