Dergiler / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2008 / Cilt: 36 - Sayı: 8

Koroner arter ektazisi: Klinik ve anjiyografik değerlendirme

Coronary artery ectasia: Clinical and angiographical evaluation

Sayfa
530–535
DOI
—

Özet

Amaç: Koroner arter hastalığı şüphesiyle koroner anjiografi yapılan hastalarda koroner arter ektazisi (KAE) sıklığı, koroner arterlere göre dağılımı, risk faktörleri ve prognozu araştırıldı. Ça lış ma pla nı: Merkezimizde 2003-2005 yılları arasında elektif koroner anjiyografi yapılan 4119 hastanın 173’ünde (%4.2; 139 erkek, 34 kadın; ort. yaş 61±11) KAE saptandı. Koroner arter ektazisi dağılımının belirlenmesinde Markis ve ark.nın sınıflandırması kullanıldı. Bulgular, ektazi olmadan koroner arterlerinde darlık olan 145 hasta (115 erkek, 30 kadın; ort. yaş 61±10) ile karşılaştırıldı. Koroner anjiyografiden sonra KAE’li hastalara aortokoroner baypas (n=39), perkütan koroner girişim (n=36) ve medikal tedavi (n=98) uygulandı. Ortalama takip süresi 34.2±2.5 ay idi. Bul gu lar: Ektazili hastaların %80.3’ü erkekti. Kırk altı hastada (%26.6) izole ektazi vardı; 127 hastada (%73.4) ise ek olarak anlamlı koroner arter darlığı görüldü. Başlangıç klinik özellikleri bakımından ektazili grupla kontrol grubu arasında tek anlamlı fark, KAE’li hastalarda daha sık görülen hipertansiyon idi (p=0.002). Hastaların %67.1’inde bir damarda, %24.9’unda iki damarda, %8.1’inde üç damarda ektazi görüldü. Sağ koroner arter ektaziden en çok etkilenen damardı (%50.9). Ektazik koroner arterlerin çapları 3.2 mm ile 9.7 mm arasında değişiyordu (ort. 5.6 mm). Markis ve ark.nın ölçütlerine göre en fazla tip IV ektazi (%64.2) görüldü. Çokdeğişkenli regresyon analizinde hipertansiyon KAE ile bağımsız ilişki gösterdi (odds oranı: 0.378; %95 güven aralığı: 0.211-0.678; p=0.001). Takip sonunda dokuz hastanın öldüğü (%5.2) öğrenildi. Yıllık mortalite oranı, medikal tedavi grubunda %1.5, perkütan koroner girişim grubunda %2.1, aortokoroner baypas grubunda %2.9 bulundu. So nuç: Bulgularımız, gelecekteki prospektif çalışmaların, hipertansiyon ile KAE arasındaki bağımsız ilişkiye ve KAE’nin anlamlı koroner arter darlığı ile birlikte görülmesine odaklanması gerektiğini düşündürmektedir.

Abstract

Objectives: We investigated the prevalence, distribution, risk factors, and prognosis of coronary artery ectasia (CAE) in patients undergoing coronary angiography for suspected coronary artery disease (CAD). Study design: Of 4,119 patients undergoing elective coronary angiography between 2003 and 2005, 173 patients (139 males, 34 females; mean age 61±11 years) had CAE, with a prevalence of 4.2%. Distribution of CAE was made according to the classification of Markis et al. The results were compared with those of 145 control patients (115 males, 30 males; mean age 61±10 years) who had CAD but not CAE. Following coronary angiography, treatment was designed as aortocoronary bypass (n=3), percutaneous coronary intervention (n=36), and medical therapy (n=98). The mean follow-up was 34.2±2.5 months. Results: Among CAE patients, there was a marked male preponderance with 80.3%. Coronary ectasia was isolated in 46 patients (26.6%) and was associated with significant coronary artery stenoses in 127 patients (73.4%). The only significant difference with the control group with respect to baseline features was the higher frequency of hypertension in the CAE group (p=0.002). Coronary ectasia involved a single vessel in 67.1%, two vessels in 24.9%, and three vessels in 8.1%, with the right coronary artery being the most common localization (50.9%). The diameters of ectatic coronary arteries ranged from 3.2 mm to 9.7 mm (mean 5.6 mm). According to the classification of Markis et al., the majority of patients (64.2%) had type IV ectasia. In multiple regression analysis, hypertension was independently associated with CAE (OR: 0.378; 95% CI: 0.211-0.678; p=0.001). Mortality occurred in nine patients (5.2%). The annual mortality rates were 1.5%, 2.1%, and 2.9% with medical therapy, percutaneous coronary intervention, and aortocoronary bypass, respectively. Conclusion: Our findings suggest that further prospective studies focus on the dependent relationship between hypertension and CAE, and on marked coexistence of CAD and CAE.