Dergiler / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2019 / Cilt: 47 - Sayı: 6

Korunmuş kardiyak fonksiyonlu genç yaş ST-yükselmeli miyokart enfarktüsü hastalarında T dalgası alternansının kardiyak mortalite öngörülebilirliği

Cardiac mortality predictability of T-wave alternans in young ST-elevated myocardial infarction patients with preserved cardiac function

Sayfa
449–457
DOI
—

Özet

Amaç: ST-yükselmeli miyokart enfarktüs (STYME) hastaları homojenlik göstermediğinden dolayı ani kardiyak ölümlerin primer korunması ihtilaflı bir konudur. T-dalga alternansı- nın (TDA) kardiyak mortalite ile ilişkisi, çoğunluğu ölümcül aritmi riski yüksek olan düşük sol ventrikül ejeksiyon fraksi- yonlu (SVEF) hastalar olmak üzere, birçok farklı kalp has- talıklarında incelenmiştir. Çalışmamızda, genç yaş STYME geçirmiş ve korunmuş SVEF’ye sahip spesifik bir popülas- yonda TDA’nın prevalansını ve kardiyak mortalite ile ilişkisi- ni araştırmayı amaçladık. Yöntemler: Bu ileriye yönelik çalışmaya, 45 yaş altı tek da- mar primer perkütan koroner işlem uygulanmış, korunmuş kardiyak fonksiyonlu 108 STYME hastası dahil edildi. Ko- runmuş kardiyak fonksiyon, işlem sonrası 24–72 saatte ya- pılan ekokardiyografide SVEF ≥50 saptanması olarak kabul edildi. TDA analizi STYME’den yaklaşık bir yıl sonra yapıldı. TDA pozitifliği, daha önceki çalışmalarda tanımlandığı gibi, dakikada 125 kalp atımında maksimum voltajın 64 μV üzeri olması şeklinde tanımlandı. Hastaların beş yıllık takibi so- nucu primer sonlanım noktası olarak total kardiyak nedenli ölümler kabul edildi. Bulgular: T-dalga alternansı, 24 hastada (%22.2) pozitifti. TDA pozitifliğine göre oluşturulan iki grup arasında; gelenek- sel risk faktörleri, ilaç kullanımı ve SVEF açısından fark yoktu. Beş yıllık takip sonucunda yedi hasta (%6.5) primer sonlanım noktasına ulaştı. Diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak, TDA pozitifliği olan hastalarda beş yıllık kardiyak mortalite, TDA pozitifliği olmayanlara göre 10.7 kat oranında artmıştı. Sonuç: T-dalga alternansı pozitifliği genç yaş STYME has- talarında artmış kardiyak mortalite ile ilişkili olabileceğinden dolayı, klinisyenler bu popülasyonda TDA testini dikkate al- malıdır.

Abstract

Objective: Primary prevention of sudden cardiac death in ST-elevation myocardial infarction (STEMI) is a complicated issue due to the highly heterogeneous population. The effect of T-wave alternans (TWA) on cardiac mortality has been examined in various populations, most often in patients with a high risk of fatal arrhythmia, such as patients with a low left ventricular ejection fraction (LVEF). The aim of the present study was to investigate the prevalence of TWA and its relationship to cardiac mortality in young STEMI patients with preserved LVEF.Methods: A total of 108 STEMI patients with preserved cardiac function who were under the age of 45 and un- derwent single-vessel primary percutaneous coronary intervention were enrolled in this prospective study. Pre- served cardiac function was defined as an LVEF of ≥50% as detected with echocardiography 24 to 72 hours after the procedure. The TWA test was performed approximately 1 year after the STEMI occurrence. TWA positivity was de- fined with a maximal voltage of >64 μV and a heart rate of 125 beats per minute, as in previous studies. The patients were followed up for 5 years and overall cardiac mortality was measured.Results: There was a positive TWA finding in 24 patients (22.2%). There was no significant difference in the use of medications, traditional risk factors, or LVEF in those with TWA positivity. During a follow-up period of 5 years, 7 pa- tients (6.5%) reached the endpoint. Patients with TWA posi- tivity had 10.7 times greater odds for 5-year cardiac mortal- ity, independent of other risk factors.Conclusion: Clinicians should consider using the TWA test in young STEMI patients, as TWA positivity may be associ- ated with increased cardiac mortality in this population.