Dergiler / Türkiye Parazitoloji Dergisi / 2017 / Cilt: 41 - Sayı: 4
Trichomonas vaginalis İzolatlarında PZR-Restriksiyon Parça Uzunluk Polimorfizm (RFLP) Yöntemi ile Genotiplerin Belirlenmesi
- Sayfa
- 188–191
- DOI
- —
Özet
Amaç: Trichomonas vaginalis (T.vaginalis) tek hücreli, anaerobik bir protozoon olup dünya genelinde virüslerden sonra en sık görülen cinselyolla bulaşan patojen olarak bildirilmektedir. Bu çalışmada, T. vaginalis izolatlarının aktin genini hedef alan Polimeraz Zincir Reaksiyonu-Rest-riksiyon Parça Uzunluk Polimorfizmi (PZR-RFLP) kullanılarak genotiplerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Yöntemler: Çalışma kapsamında Adnan Menderes Üniversitesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Parazitoloji Laboratuvarında semptomatikolgulardan rutin uygulamalar sırasında elde edilen ve kriyoprezervasyon ile saklanan toplam 20 T.vaginalis izolatı değerlendirilmiştir. Sıvıazotta dondurularak muhafaza edilen izolatlar çalışma öncesinde triptikaz-maya özütü-maltoz (TYM) besiyerinde canlandırıldıktan sonra yinebu besiyerinde çoğaltılmıştır. İzolatlardan nükleik asit izolasyonu sonrası T. vaginalis aktin geni Nested-PZR ile çoğaltılmış ve PZR ürünlerifenol-kloroform izoamil alkol yöntemiyle saflaştırılmıştır. Elde edilen saflaştırılmış ürünler HindII, MseI ve RsaI enzimleri ile kesilmiş ve agarozjel elektroforezi ile görüntülenmiştir.Bulgular: Enzim kesim paternleri değerlendirildiğinde T. vaginalis izolatlarının büyük kısmının genotip E (n=9, %45) olduğu, bunu genotip G (n=7,%35), genotip N (n=1, %5) ve genotip H’nin (n=1, %5) takip ettiği bulunmuştur. Ayrıca, iki örnekte (%10) E ve H genotiplerine birlikte rastlanmıştır.Sonuç: Bu çalışma ile ülkemizde T. vaginalis genotip dağılımıyla ilgili ilk verilere ulaşılmıştır. Ancak, benzer yöntemlerin kullanıldığı hem ulusalhem de küresel ölçekte daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.
Abstract
Objective: Trichomonas vaginalis is an anaerobic protozoon and the most common non-viral sexually transmitted pathogen. The present study was designed to determine the genotypes of T. vaginalis using polymerase chain reaction (PCR)-restriction fragment length polymor- phism of actin gene. Methods: A total of 20 isolates from symptomatic females isolated and cryopreserved at Adnan Menderes University, Research and Training Hospital Parasitology Laboratory were included. The isolates from liquid nitrogen were thawed and grown in trypticase-yeast extract-maltose medium prior to the study. Following nucleic acid extraction, the actin gene of T. vaginalis was amplified using nested PCR and amplicons were concentrated with phenol-chloroform-isoamyl alcohol precipitation. The final products were digested with HindII, MseI, and RsaI and were visualized using agarose gel electrophoresis. Results: Most isolates were actin genotype E (n=9, 45%). The remaining isolates were genotype G (n=7, 35%), genotype N (n=1, 5%), and genotype H (n=1, 5%); two were mixed genotypes of E and H (10%). Conclusion: To the best of our knowledge, this study is the first to provide data on T. vaginalis genotypes in Turkey. However, further studies should be conducted to understand the molecular epidemiology of T. vaginalis at the national and global levels.