Dergiler / Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Dergisi / 2003 / Cilt: 49 - Sayı: 5
Fabrika çalışanlarında bel ağrısı risk faktörlerinin değerlendirilmesi
- Sayfa
- 3–11
- DOI
- —
Özet
Bel ağrısı, iş gücü ve maddi kayıpla sonuçlanan önemli bir sağlık sorunudur. Bu çalışma, fabrika çalışanlarında bel ağrısı prevelansını ve demografik özelliklerini belirlemek, bel ağrısı gelişiminde etkili olan risk faktörlerini değerlendirmek için yapılan kesitsel bir çalışmadır. Çalışmaya İstanbul Avrupa Yakasında bulunan 5 fabrika ve 1 araç bakım atölyesinde çalışan 679 erkek ve 405 kadın olmak üzere toplam 1084 kişi alındı. Çalışanlara bel ağrısı risk faktörlerini içeren 2 anket formu dolduruldu.1.formda çalışanlardan sosyodemogrofik özellikleri, bel ağrısı gelişiminde rolü olan risk faktörleri araştırılmış, 2.formda bel ağrısına neden olabilecek travmalar, mesleki zorlanmalar,tekrarlar ve işgücü kayıpları saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmamızda bel ağrısı nokta prevalansı %33.94 (kadınlarda %35.8, erkeklerde %32,8) bulunmuştur. Bel ağrısı nokta prevalansı açısından kadın ve erkek cinsiyet arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Yaşam boyu bel ağrısı prevalansı %54 (kadınlarda %62.8, erkeklerde %51.7) bulunmuştur. Kadın olgularda yaşam boyu bel ağrısına yakalanma sıklığı erkeklere göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur.Bulgularımıza göre düşük ekonomik düzey, bedenen iş yapma, oturarak ve ağır kaldırarak çalışma, çalışma yılı, haftalık çalışma günü, günlük çalışma saati, beden yoğun çalışma, iş memnuniyetsizliği, stresli işte çalışma, egzersiz yapmama ile bel ağrısı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Kadın çalışanlarda ise multiparite ve adet düzensizliği bel ağrısının sık görülmesine neden olmaktadır. Ancak lojistik regresyon analizi ile (doğum sayısı ve adet düzeni yalnız kadınları ilgilendirdiği için bu dahil edilmemiştir) sadece bedensel yoğun çalışma, çalışma yılı, stres ve bel ağrısı arasında anlamlı ilişki bulundu. Belirlenen risk faktörlerini azaltmaya yönelik önlemlerin alınması ile çok fazla maddi kayba neden olan ve günlük yaşam aktivitelerini engelleyen bel ağrısı sıklığının bir ölçüde azaltılması sağlanabilecektir. Ülkemizde iş yerlerinde bel ağrısı sıklığı ve risklerini inceleyen daha geniş araştırmaların yapılması ile bu risk faktörlerinin kesinleşmesi ve gerekli önlemlerin alınarak sıklığın azaltılabilmesi mümkün olacaktır.
Abstract
Low Back Pain is a major problem which causes economic loss and loss of function. The present descriptive cross sectional study was conducted to determine the prevalence of sociodemographic features of low back pain among workers. A total of 1084(male 679, female 405) workers in the Eurepan Region of İstanbul were included.We used different questionnaries.In the 1st form we evaluated sociodemographic features and risk factors for low back pain among workers. In the second form, traumas that cause low back pain, injuries due to work, recurrence, and work losses were tried to be identified.The point prevelance of low back pain was found to be 33.94% (male 32.8%, female 35.8%) in our study.According to the results of the study lower socioeconomic status ,heavy bodily work, long sitting or heavy lifting, working years, weekly working days, daily working hours, stress, work unsatisfaction, disorder of menstruation periods, abortus and multiparity were significantly related to low back pain development. However after logistic regression analysis, only heavy bodily work, working years and stress remained as independent risk factors for low back pain development.No significant correlation was demonstrated between age, gender, BMI, weight, height, educational status, cigarette and alcohol consumption. More researches, which are concerned about the incidence and risks of low back pain, in working places must be conducted in our country. Ergonomic prevention strategies aim to minimize the risks of symptoms of work related back disorders. In order to decrease the risk factors of low back pain, some arrangements must be made in working places and workers must be educated. The biological mechanisms of back disorders and other work related musculoskeletal disorders are not sufficiently understood. Research is needed to learn more about the nature, severity and degrees of work-relatedness of musculoskeletal disorders, so employers and health care practitioners can better address these problems.