Dergiler / Türkiye din eğitimi araştırmaları / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 12
ALGILANAN İSLAMOFOBİ ÖLÇEĞİNİN TÜRKÇEYE UYARLANMASI, GEÇERLİLİK VE GÜVENİLİRLİK ÇALIŞMASI
- Sayfa
- 175–198
- DOI
- —
Özet
İslamofobi,son yıllarda farklı disiplinlerde sıklıkla çalışılan, “eski” fakat varlığını özellikle medya araçları ile “yeni” ve yoğun olarak hissettiren, Batı tarafından üretilen bir kavram olarak literatürde yer edinmeye başlamıştır. Literatür incelendiğinde bu kavramın sıklıkla ilahiyat ve iletişim bilimlerinde araştırıldığı görülmektedir. İlahiyat araştırmalarında kavramın çerçevesi ve tarihçesi, iletişim bilimlerinde ise gelenekselyeni medya özelinde bir yordayıcı olarak konumu açıklanmaktadır. Her iki disiplinde de araştırmalar genel olarak derleme, eleştirel söylem ya da içerik analizi yöntemi ile Müslüman olmayan kişilerin bakış açıları üzerinden nitel desende incelenmiştir. İslamofobi, özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra daha yoğun olarak vurgulanmış ve yapılan araştırmaların sayısı da artış göstermiştir. Bu artış doğrudan hem Müslümanlar hem de Müslüman olmayanlar özelinde İslamofobinin kişilerde nasıl algılandığının araştırılmasını gerekli kılmıştır. Özellikle batılı araştırmacılar kavramın İslamiyet’i benimsemiş kişilerde nasıl algılandığının incelenmesi yönündeki çalışmaların azlığına dikkat çekmiştir. Yapılan literatür incelemesi sonucunda İslamofobi alanında yapılan genel araştırmalarından sadece 1 tanesinin Müslüman kişiler ile gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Sunulan bu çalışmanın temelini, Kunst ve arkadaşları (2013) tarafından geliştirilen “Perceived Islamophobia Scale” isimli ölçeğin Türkçeye çevrilmesi oluşturmaktadır. Araştırma sonunda elde edilen bulgular ile ölçeğin Türkçeye uyarlaması gerçekleştirilmiştir. Türkçe Algılanan İslamofobi Ölçeği’nde 11 madde ve 3 alt boyut yer almış, yapı ve kavram geçerliliği ile psikometrik özelliklerinde geçerlilik/güvenirlilik sağlanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi bulgularından elde edilen x2/sd=2,662GFI= ,938; 90IFI=948; 0,08
Abstract
Islamophobia has started to take its place in the literature as a concept that has been frequently studied in different disciplines in recent years, "old" but produced by the West, which makes its presence felt especially with the media tools, "new" and intensely. When the literature is examined, it is seen that this concept is frequently researched in theology and communication sciences. The framework and history of the concept in theological studies, and its position as a predictor in traditional-new media in communication sciences are explained. Studies in both disciplines were generally examined in a qualitative pattern through the perspectives of non-Muslims, using the method of compilation, critical discourse or content analysis. Islamophobia has been emphasized more intensely, especially after the September 11 attacks, and the number of studies has increased. This increase made it necessary to directly investigate how Islamophobia is perceived in people, both for Muslims and non-Muslims. Especially western researchers drew attention to the scarcity of studies on how the concept is perceived by people who have embraced Islam. As a result of the literature review, it was understood that only 1 of the general researches in the field of Islamophobia were carried out with Muslim people. This research, handled by us, is structured on the translation of the scale named “Perceived Islamophobia Scale” developed by Kunst et al. (2013) into Turkish. With the findings obtained at the end of the research, the scale was adapted to Turkish. The Turkish Perceived Islamophobia Scale included 11 items and 3 subdimensions, and validity/reliability was ensured in terms of construct and concept validity and psychometric properties. x2/sd=2.662GFI= .938; 90IFI=948; It was determined that the Turkish version of the scale was compatible with the English version with the compliance index values of 0.08