Dergiler / Türkiye Aile Hekimliği Dergisi / 2005 / Cilt: 9 - Sayı: 4

Akademik aile hekimliği ve gelişme özellikleri: Türkiye deneyimi

Academic family medicine and its developmential aspects: The Turkish experience

Sayfa
174–181
DOI
—

Özet

Amaç: Avrupa Birliği'ne tam üyeliği hedefleyen bir ülke olarak Türkiye'de aile hekimliği eğitimi 1985 yılında başladı. Aile hekimliği akademik birimlerinin kurulmaya başlaması ise Yükseköğretim Kurulu'nun 1993 yılında aldığı kararı izledi. Bu çalışmanın amacı, Türk üniversitelerinde aile hekimliğinin akademik yapılanmasını ve gelişimsel özelliklerini değerlendirmekti. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın verileri beş yılı aşan bir süreçte elde edildive son olarak aile hekimliği anabilim dalı başkanlarıyla yüz yüze ya da telefonla yapılan görüşmelerle güncelleştirildi. Bulgular: Ülkemizdeki 50 tıp fakültesinin 35'inde aile hekimliği anabilim dalı bulunmaktaydı. Çalışmaya katılma oranı yüzde 100'dü. Onbir bölümün başkanı profesördü. Anabilim dallarında 74 öğretim üyesi vardı. Yirmi üç tıp fakültesinde aile hekimliği bölümü tıp eğitimine katılmaktaydı. Yirmi anabilim dalı uzmanlık eğitimi vermekteydi. Birinci basamakta ya da üniversite hastanesi ortamında klinik uygulama yapan anabilim dalı sayısı 23'tü. Sonuç: Aile hekimliği anabilim dalları, Yükseköğretim Kurulu'nun merkezi kararıyla ya da aile hekimlerinin bireysel girişimleriyle kurulmuştu. Birçok sorunla karşı karşıya olmalarına, karşın, aile hekimliği anabilim dalları bunlarla başa çıkmaktadırlar. Akademik birimlerin kurulması ve gelişmesi, aile hekimliğinin ülkemizde tam olarak tanınmasına ve daha da gelişmesine önemli katkılarda bulunmaktadır.

Abstract

Objective: As a country aspiring to join the European Union, Turkey has started general practice/family medicine training in 1985. The establishment of family medicine departments has begun after the central initiative of the Higher Educational Council (HEC). The purpose of the study was to evaluate the academic status and developmental aspects of family medicine in Turkish universities. Methods: The study was based on data obtained during a data gathering process of more than five years and from a final updating initiative of face-to-face or telephone interviews made with the heads of family medicine departments. Results: There were family medicine departments in 35 out of 50 Turkish medical schools. The response rate was 100%. A professor headed eleven departments. There were a total of 74 faculty members at the departments. The departments of family medicine were involved in the undergraduate medical education in 23 medical schools. The departments had vocational training schemes in 20 medical schools and clinical practice activities in primary care or university hospital settings in 23 schools. Conclusion: The departments of family medicine have been founded by the central decision of HEC or through individual initiatives of family physicians. Although many challenges faced the departments, they had effective strategies to cope with them. The establishment and development of the departments have contributed to full recognition