Dergiler / Türkiye Adalet Akademisi Dergisi / 2011 / Cilt: 0 - Sayı: 7

Türk borçlar kanunu'na göre kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları

Sayfa
67–92
DOI
—

Özet

Kefalet sözleşmesi kefil ile alacaklı arasında yapılan ve asıl borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kefilin kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği bir sözleşmedir. Kefil üstlenmiş olduğu kişisel sorumluluk gereğince, borçlunun borcunun karşılığını teşkil etmek üzere haczi mümkün olan bütün malvarlığı ile birlikte sorumludur. İktisadi hayattaki ihtiyaçlar sebebi ile kefalet sözleşmesi geçmişten günümüze kadar sıklıkla başvurulan bir sözleşme türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Temelleri Roma Hukukuna dayanan kefalet sözleşmesi bu özellikleri nedeniyle tüm hukuk sistemlerinde özel olarak düzenlenmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yer alan kefalet sözleşmesi ile ilgili hükümler 1911 tarihli İsviçre Borçlar Kanunu’ndan iktibas yoluyla mevzuatımıza alınarak günümüze kadar aynı şekilde muhafaza edilmiştir. Buna karşılık kaynak İsviçre Borçlar Kanunu’nda kefalet sözleşmesi ile ilgili hükümlerin yeterli görülmemesi sebebiyle 1942 yılında önemli değişiklikler yapılmıştır. İktisadi ve sosyal alandaki gelişmeler karşısında, yasa koyucu tarafından 1942 yılında İsviçre Borçlar Kanunu’nda yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan Türk Borçlar Kanunu’nda kefalet sözleşmesi ile ilgili önemli yenilik ve değişiklikler yapılmıştır. Bu çalışmamızda Türk Borçlar Kanunu’na göre kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarını inceleyeceğiz. Kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları, geçerli bir asıl borcun ve geçerli bir kefalet sözleşmesinin varlığı olarak ifade edilebilir. Geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulabilmesi için kefalet sözleşmesinin ehliyet unsuru, şekil ve konu yönünden geçerli olması ve kefalet sözleşmesinin irade bozukluğu sebepleri ile geçersiz olmaması gerekmektedir.