Dergiler / Türkiye Adalet Akademisi Dergisi / 2014 / Cilt: 0 - Sayı: 17
AB vatandaşlığının ab içerisinde serbest dolaşım ve ikamet hakkı yönünden temel statü olması
- Sayfa
- 141–176
- DOI
- —
Özet
Avrupa Birliği Adalet Divanının ilk defa Grzelczyck davası kararında belirttiği, ve daha sonraki kararlarında sıklıkla vurguladığı gibi AB vatandaşlığı üye devlet vatandaşlarının temel statüsü olmakta ve belli bazı istisnai durumlar dışında aynı durumda olan kişilerin hangi üye devlet vatandaşı olduklarına bakılmaksızın eşit muameleye tabi olmalarını sağlayacaktır. Böylece AB vatandaşlığı boş veya sembolik bir kavram değildir. AB vatandaşları diğer üye devletlerde bulunduklarında Birlik vatandaşlığı onlara belli bazı haklar sağlamaktadır. AB vatandaşlığından kaynaklanan belli bazı haklar arasında yer alan serbest dolaşım hakkı yeni bir temel hak gelişmesini ortaya çıkarmıştır. Adalet Divanının son kararları incelendiğinde AB vatandaşlarına tanınan serbest dolaşım hakkını geliştirmiş ve Birlik ikincil hukukunu AB vatandaşlığı kavramı çerçevesinde yorumlamıştır. Bu makalenin temel amacı AB vatandaşlığı kavramı temelinde serbest dolaşım hakkıyla ilgili son 10 yıldaki ABAD kararlarının seyrini (Birlik vatandaşlığıyla ilgili Antlaşma hükümlerin geniş yorumu) göstermektir. Bu makale 2009 yılı sonunda yürürlüğe giren Lizbon Antlaşmasının ilgili düzenlemelerini de analiz etmektedir. Avrupa Birliği Adalet Divanının ABİHA’nın AB vatandaşlığı ile ilgili 20 ve 21. maddelere ilişkin yaratıcı yorum ve uygulaması ile artık sosyal katkılardan faydalanmalarına imkan tanıyan yaklaşımı bir çok akademisyenin ilgisini çekmiştir. Serbest dolaşım ve eşit muamele görme açısından artık ekonomik aktivite unsuru bir gereklilik değildir.
Abstract
The ECJ has repeatedly emphasised that Union citizenship is destined to be the fundamental status of nationals of the Member States, used for the first time in Grzelczyck decision, enabling those who find themselves in the same situation to enjoy equal treatment in law irrespective of their nationality, subject to such exceptions as are expressly provided for. Thus, EU citizenship is not an empty or merely symbolical term. Union citizenship provides specific rights for EU citizens when they are in other Member States. The rights stemming from EU citizenship, inter alia, the right to free movement of EU citizens has developed into a new fundamental freedom. In its recent case-law, the ECJ has further developed the right to free movement granted to EU citizens and interpreted secondary Community law in the light of Union citizenship. The main aim of this article is to show the trend case-law of the ECJ on EU citizenship (ex- tensive interpretation of the Treaty provisions on Union citizenship) with regard to free movement of persons in last decade. This article also a nalyzes the related amendments that took effect at the end of 2009, due to the entry into force of the Lisbon Treaty. The creative interpretation and application of the citizenship provisions (Articles 20 and 21 TFEU) by the ECJ which granting of access to social benefits for economically inactive migrant nationals of another Member State drew attention of many scholars. Economic activity is no longer a prerequisite for the enjoyment of free movement and equal treatment.