Dergiler / Türkiye Adalet Akademisi Dergisi / 2016 / Cilt: 0 - Sayı: 25

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARI IŞIĞINDA NEFRET SÖYLEMİ VE DİNE HAKARET

Hate Speech and Blasphemy in the Light of the Decision of European Court of Human Right

Sayfa
169–211
DOI
—

Özet

İfade özgürlüğü hem birey açısından hem de toplum açısından hayati öneme sahipolan bir temel haktır. Bireyin ve toplumun gelişimi ve dönüşümü bu hakkın özgürcekullanımına bağlıdır. Bunun yanında devletlerin demokratik yönden ilerlemesi, hukukdevleti ilkelerinin tam anlamıyla hayata geçirilmesi, hukuki standartların yükseltilmesiile bu hakkın kullanımı arasında doğrudan bağlantı vardır. Ancak bu hakkın kullanımı aynı zamanda hukuken korunan bazı haklarla karşıkarşıya gelmesine ve çatışmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu duruma örnek olarakson yıllarda ifade özgürlüğünün sınırlandırma sebeplerinden biri olan nefret söylemiiçerikli ifadeler gösterilebilir. Nefret söylemi bireylerin dini, dili, cinsiyeti, cinseltercihleri, tabi olduğu etnik grup, kültürel kimliği ve kültürel değerleri gibi birtakımfarklılıklar hedef alınarak kullanılan olumsuz söylemlerdir. Bu kapsamda dine hakaretiçerikli ifadeler, nefret söyleminin en hararetli tartışmalarının olduğu örneklerindenbiridir. Bu ifade bilgi teknolojileri ve iletişim araçları vasıtası ile yapıldığında dahabüyük etki yaratmaktadır. Nefret söyleminin hedefi olan birey ya da gruplar incindiğigibi bireyin yaşadığı toplumun da uzun vadede toplumsal barışına ve huzurunazarar gelebilmektedir. Böylesi bir durumda hukuken bir müdahalede bulunulupbulunulmaması noktasında tercih yapılması gerekmektedir.Bu makalede dine hakaret ve ifade özgürlüğü olgusu arasındaki ilişki teorikolarak ele alınacak ve konuya ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları analizedilmeye çalışılacaktır.

Abstract

Freedom of speech is fundamental right both for individuals and society.Development and transformation of individuals and the society depend on theunrestricted use of this fundamental right. Moreover there also exist direct linksamong its unrestricted use and democratic transformation and progress of states andalleviation of rule of law.However its use may cause possible conflict and confrontation with some otherprotected rights. One recent example to that could be hate speech that is consideredas a ground for restriction of free speech. Hate speech can be defined as the negativeexpressions target individuals religion, language, gender, ethnical belonging, culturalidentity and values. In this context the blasphemy is one of the most discussedexamples of hate speech. It creates even stronger negative impact when committedthrough the means of information and communication technologies. Not only theindividuals or groups targeted by hate speech suffers but hate speech also poseserious threat to the peace and comfort in the society. In such cases there is thenecessity to make decision whether there should be intervened or not. In this article we theoretically analyze the interrelation between free speech andblasphemy in the light of the decisions of European Court of Human Rights.