Dergiler / Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi / 2017 / Cilt: 74 - Sayı: 3

Premenstrual sendromda beslenme yaklaşımı

Nutritional approach in premenstrual syndrome

Sayfa
249–260
DOI
—

Özet

Premenstrual sendrom (PMS), menstrual siklusun luteal fazında görülen ve menstruasyonun başlamasıyla düzelen fiziksel, davranışsal ve duygusal bozukluklardır. Türkiye'de PMS prevalansının %5,9 -76 gibi geniş bir aralıkta değiştiği rapor edilmektedir. PMS, tüm dünyada bireylerin günlük yaşamını, kişiler arası ilişkileri olumsuz etkilemekte ve iş veriminde düşüş ile ilişkilendirilmektedir. Kesin etiyolojisi tam olarak bilinmemekle birlikte gonadal steroidler ve nörotransmitterler arasındaki dengeyi sağlayan bazı değişikliklerin PMS'ye neden olabileceği görüşü ön plandadır. Tiroid disfonksiyonu, sıvı retansiyonu, psikolojik etmenler, hipoglisemi gibi nedenlerin de etkili olabildiği bilinmektedir. PMS'nin ortaya çıkışında sadece hormonal değişikliklerin değil, ait olunan kültür, annenin çalışma ve eğitim durumu gibi sosyokültürel etmenler ile şekillenen menstruasyona ilişkin tutum ile dismenore gibi menstrual problemler yaşama durumunun da PMS etiyolojisinde rol oynadığı belirtilmektedir. PMS'de en yaygın görülen belirtiler, kızgınlık, depresif ruh hali, anksiyete, şiddete eğilim, yalnız kalma hissi, göğüslerde büyüme ve hassasiyet, vücutta ödem, vücut ağırlığında artış, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal, iştah artışı, ciltte akne oluşumu veya artışı, aşırı susama, kas ve eklem ağrısı ve yorgunluktur. Bu semptomların aşırı çay, kahve, kolalı veya alkollü içecekler, çikolata, şeker içeriği zengin atıştırmalıklar ve yetersiz süt tüketimi ilişkili olabileceği gösterilmiştir. Ayrıca PMS'ye bağlı enerji ve karbonhidrat alımlarında bir artış olduğu, kalsiyum, magnezyum, sodyum, potasyum, çinko mineralleri ile tiamin, riboflavin, B6, D vitaminlerinin ve fitoöstrojenlerin diyetle alım miktarlarının PMS semptomları ile ilişkili olabileceği gösterilmiştir. PMS ile beslenme arasındaki ilişkiyi bütüncül bir yaklaşımla incelemek ve bu sayede gerek PMS insidansını azaltmak gerekse semptom şiddetini hafifletmek için beslenme protokolleri geliştirmeye yardımcı olacak araştırmalara ihtiyaç vardır. Bu derlemede, güncel literatür taranarak elde edilen yayınlar doğrultusunda, beslenme durumunun PMS gelişim ve semptom şiddetlerine etkisi ele alınmıştır

Abstract

Premenstrual syndrome (PMS) is defined asphysical, behavioral and e motional disorders seenin the luteal phase of the menstrual cycle. It isreported that the prevalence of PMS changes in awide range such as 5.9-76% in Turkey. PMS affectsinterpersonal relations negatively and it is associatedwith decreased productivity. The approach which ofsome changes in the balance of gonadal steroids andneurotransmitters may cause PMS is in the foregroundalthough the etiology of PMS is not clearly known.Thyroid dysfunctions, fluid retention, psychologicalfactors, hypoglicemia also may affect it. Not onlyhormonal changes, but also sociocultural factors suchas the culture in which the person belongs, motheroccupational and educational status, attitude towardsto menstruation or dysmenorrhea have a role in theetiology of PMS. The most common symptoms in PMSare irritability, depressive mood, anxiety, tendencyto violence, fatigue, feeling alone, enlargementand sensitivity in breast, edema in body, headache,nausea, vomiting, diarrhea, increased appetite,acne formation or increasing, excessive thirst, painin muscles and joints. It has been shown that thesymptoms are associated with excessive consumptionof tea, coffee, coke and alcohol beverages, chocolate,snacks rich in simple sugar, and inadequate milkconsumption. Furthermore, an increase in energyand carbohydrate intake related to PMS and dietarycalcium, magnesium, sodium, potassium, zinc and lso thiamine, riboflavin, vitamin B6 and vitamin Dand phytoestrogens intake is shown to be associatedwith PMS symptoms. Further studies on the nutritionalstatus of individuals in premenstrual period areneeded to determine the relationship between PMSand nutrition with a holistic approach, and to developnutrition protocols both decreasing the incidence andalleviating the symptoms. In this review, the effect ofnutritional status on the development and symptomseverity of PMS has been discussed using the recentliterature.