Dergiler / Türk Geriatri Dergisi / 2011 / Cilt: 14 - Sayı: 2

Gingival wetness in patients with dry mouth

Ağız kuruluğu olan bireylerdeki dişeti nemliliği

Sayfa
111–116
DOI
—

Özet

Giriş: Ağız kuruluğu olduğu durumlarda dişeti nemliliği azalabilir. Amacımız, ağız kuruluğu olan bireylerde, oral mukozal nemlilik ve dişeti nemlilik değerlerini diğer tükürükle ilişkili ölçümlerle karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: 14 Sjögren sendromu olan hasta ve 14 kontrol bireyi çalışmaya dahil edilmiştir. Dişeti nemliliği değerleri beş ayrı bölgeden elde edilmiştir. Ayrıca, tüm tükürük akış hızı, altı mukozal bölgenin rezidüel nemliliği, minor tükürük bezlerinin salgı hızları ve periodontal parametreler de değerlendirilmiştir. Bulgular: Tüm tükürük akış hızı ağız kuruluğu olan bireylerde kontrollere gore daha düşük değere sahiptir. Ancak minör tükürük bez sekresyonları değerlendirildiğinde gruplar arasında herhangi bir fark tespit edilememiştir. Ağız kuruluğu olan hastalarda alt dudak nemlilik değerlerinde de düşüş bulunmaktadır. Dişeti nemlilik değerleri gruplar arasında karşılaştırıldığında ise herhangi bir fark tespit edilememiştir. Sonuç: Mevcut bulgular alt mukozal dudak nemlilik değerlerinin ağız kuruluğu olan bireylerde düşük olduğunu göstermektedir. Ancak bu hastalarda dişeti nemlilik değerlerinde herhangi bir değişiklik satpanamamıştır. Ağız kuruluğunu değerlendirmede mukozal nemlilikönemli bir yere sahip olabilir; ancak güvenilirliği arttırabilmek için tükürükle ilgili ölçümlerin geniş dağılımı göz önünde tutulmalıdır.

Abstract

Introduction: Gingival wetness can be diminished in the presence of dry mouth. Our objective was to comparatively assess oral mucosal/gingival wetness in conjunction with other salivarelated measures, in patients with dry mouth. Materials and Method: Fourteen Sjögren’s Syndrome (SS) patients and 14 control individuals were included in the study. Gingival wetness measurements were obtained from five selected sites. Whole salivary flow rate, residual wetness of six mucosal sites, minor salivary gland secretion rates, and periodontal parameters were also determined. Results: Whole saliva flow rate was lower in dry mouth patients compared to controls, whereas there was no significant difference in minor salivary gland secretions between these groups. The patients with dry mouth had reduced lower labial wetness values. No significant difference was observed between the groups as to gingival wetness. Conclusion: Present findings suggest that lower labial mucosal wetness is decreased in patients with dry mouth. However, gingival moisture is acceptably maintained in these patients. Mucosal wetness may have a potential benefit for the assessment of oral dryness however; the wide distribution range of most saliva-related measures needs to be taken into account to increase reliability.